Make your own free website on Tripod.com

 

 

B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z    >>

 

A

ABA ALTINDAN SİK ÖLÇMEK: (d)-(ar.-türk. f.)-Yetersiz bilgilerle bir erkeğin cinsel gücünü tartmaya çalışmak & Az bilgiyle bir şeyin aslını öğrenebileceğini sanmak. "O kadar da leyla olunmaz ki canım. Sen kalk aba altından sik ölçmeye soyun sonra da o siki görünce bas yaygarayı!"

ABAROT GÖT: (d)-(o.k)-Çalım satan, hava atan kişi. "Sen de amma abarot götmüşsün annem, gören de sol taşaktan düştün sanır."

ABAZA: (i. ve s.)-(çing)-Uzunca süre cinsel ilişkide bulunmadığı için cinsel isteği artmış, azmış kimse. & Sürekli cinsel doyumsuzluk içinde yaşayan kimse.

ABAZA GEVREĞİ: (d)-Cinsel olarak doyumsuz, aç (abaza) erkeğin iyice sertleşmiş ya da hemen sertleşen cinsel organı.

ABAZA MUHABBETİ: (d)-Sürekli cinsel ilişkiden söz edilen sohbet.

ABAZA CENNETİ: (d)-Cinsel iştahı artıracak/doyuracak imkanlarla dolu yerler için söylenir. Özellikle üstsüzlerle dolu plajlar için kullanılır. "O yaz Bodrum tam bir abaza cennetiydi."

ABIŞ: (i) ve (s)-Saf ve kılıbık erkek. "Herif o kadar abış çıktı ki, Leyla'nın elinde pijama düğmesi oldu valla."

ABONE: (i)-(fr.)-Bir kimsenin veya şeyin hayranı, seveni. "Sen ona bakma, abonesi bol kızdır, hangi çükü prensi seçeceğini bilemediğinden böyle aptal aptal dolaşıyor. "

ACEMİ ADAMIN ELİNDE AM AĞACA ÇIKAR: (d)-(ar. İbr. türk)-Cinsellik konusunda deneyimsiz erkeklerin cinsel ilişki fırsatlarını kaçırdıklarını anlatmak için alay yollu olarak söylenir. & Acemilerin her şeyi ellerine yüzlerine bulaştırmalarını anlatmak için kullanılır.

ACEMİ AVRAT SİKİ BAŞINA DOLAR: (d)-Deneyimsiz kimselerin yaptıkları işleri yüzlerine gözlerine bulaştırdığını anlatmak için söylenir. & Cinsel konularda deneyimsiz kadınların başarısızlığını vurgulamak için kullanılır.

ACEMİ ÖRDEK YA BAŞINDAN YA KIÇINDAN DALAR: (d)-(ar. türk)-Cinsel konularda heyecanlı ve beceriksiz erkekler için alay yollu olarak kullanılır. & Bilgisiz ve tecrübesiz kimsenin şaşkınlığını için alay yollu olarak söylenir.

ACIDIK AM VERDİK ADIMIZ OROSPU KALDI: (d)-İnsanlara gereksiz yere acımanın zarar getireceği konusunda alay yollu olarak söylenir.

ACIKCICIKLANMAK: (f)-Heveslenmek. "Bakıyorum albatrosu görünce iyice acıkcıcıklandın şeker. "

ACUR GÜZELİ: (d)-(ar.-türk.)-Çirkin erkek. "Takmış bir acur güzelini koluna gek gek geriniyor. "

AÇ DA GÖTÜNÜ ZEKLEN: (d)-(Kendisi ile) Alay edenlere bozulanlar tarafından hakaret yollu kullanılır.

AÇ KARIN YÜKSEK NALIN SALLAN TAŞAKLARIM SALIN: (d)-Çaresiz ve saçma durumda umursamaz bir edayla söylenir. & Yoksul ve parasız kalındığında biraz da artık hiçbir şeyi takmayan bir vurguyla kullanılır.

AÇIK KIÇA SERİN YAYLA: (d)-(o.k)-Hiçbir şeyi olmayanın derdinin de olmayacağını vurgulamak için kullanılır. &"Bana ne, beni ilgilendirmez"anlamında söylenir.

AÇIKTA AMCIK GÖRMÜŞ GİBİ ELİNİ UZATMAK: (d)-(Erkek için) Kendisini ilgilendirmeyen şeylere karışmak.

AÇIKTA AMCIK GÖRMÜŞ GİBİ SIRITMAK: (d)-Lüzumlu lüzumsuz ve sinir bozacak biçimde gülmek.

AÇIL YUMUL BÖREĞİ: (d)-Cinsel ilişki. Cinsel ilişki kurmak. "Hoop. Vakit kaybetmeden yeni evliler açıl yumul böreği yapmaya giriştiler. "

AÇILMADAN İADE: (d)-(ar.-türk)-Hiç cinsel ilişki kurmadan ölen kadın ya da erkek.

AÇILMIŞ DELİĞE HERKES KOR: (d)-Kolay olan işlerin herkes tarafından yapılabileceğini anlatmak için söylenir.

AD AYŞENİN AMCIK MENEKŞENİN (AD ALİNİN GÖT VELİNİN): (d)-Bir işte sorumluluğu üstlenen, eziyeti çekenle o işten yararlanan, sefasını süren kimsenin aynı kişi olmayabileceğini anlatmak için söylenir. & Bir kişiye iftira atılması durumunda kullanılır.

ADAM KÜSÜRATI (ADAM MÜSVETTESİ-ADAM NAMZEDİ): (d)-(türk. ar.)-Dürüst ve sorumluluk sahibi olmayan kimse. & Bir erkeğin kendisinden beklendiği gibi davranmaması halinde kullanılır.

ADAM SANDIK EŞEĞİ GÖTÜMÜZE GİRDİ TAŞAĞI (ADAM SANIRSIN YAVŞAĞI BAŞINDA YARAR TAŞAĞI): (d)-Beklenmedik kimseden beklenmedik kötülüğün geldiğini anlatmak için söylenir.

ADAM YİYEN ÇİÇEK: (d)-Çok sayıda erkekle ilişki kurmuş ve hepsini de kullanarak bir diğerine geçmiş, çok erkek eskitmiş kadın.

ADAMIN TAŞAĞI ŞİŞER DERDİ SANA DÜŞER: (d)-Çok yardımsever, başkalarının sorunların çözmeye kendini adamış kadınlar için alay yollu olarak kullanılır. & Başkalarının meselelerini fazlasıyla üstlenenlerle alay etmek için söylenir.

ADAPTASYON: (i)-(fr)-Rüküş, gösteriş meraklısı kimse. "Ne giyinmeyi bilir, ne takıp takıştırmayı, karı tam adaptasyon. "

ADİSABABA: (d)-Saç sakal birbirine karışmış bakımsız adam.

ADRENALİN BAĞIMLISI: (d)-(fr.-türk)-(o.k)-Heyecan ve macera arayan kimse.

ADRENALİN BASMAK: (d)-(fr.-türk. f)-(o.k)-Heyecan duymak, heyecandan yerinde duramamak.

AGOPUN ÖKÜZÜ: (d)-Şaşkın, pasif ve aptal aptal düşünen erkek.

AĞIR ENDAM FISTIKİ MAKAM: (d)-Tembel ve hımbıl. Oturduğu yerden kalkamayan kişi.

AĞIR TOP: (d)-Erkeklik organı, penis. & Etkili ve nüfuzlu kimse.

AĞIR VASITA: (d)-Şişman, hareket etmekte zorlanan insan. Daha çok haddinden fazla şişman kadınlar için kullanılır.

AĞIZ TAMBURASI ÇALMAK: (d)-(türk.-ar)-Bir kimseye bir konuda akıl vermek fakat söylediklerini dinletememek. & Gevezelik etmek. "Ben Ayşe'ye o konuda çok ağız tamburası çaldım ama kıçına takan var mı!"

AĞIZA TAT BOĞAZA FERYAT: (d)-Karın doyurmaya yetmeyen az miktarda yiyecek.

AĞLADIK AĞLADIK GÖZDEN OLDUK VERDİK VERDİK GÖTTEN OLDUK: (d)-Bir kimsenin fazla fedakarlık yapmasının, dertleri çok düşünmesinin sonuçta kendisine zarar verdiğini anlatmak için söylenir.

AĞZI AŞAĞI: (d)-Dişilik organı, vajina.

AĞZI FİYONK OLMAK: (d)-Bir şeye ya da bir gelişmeye çok sevinmek. & Gülmek. "Hadi hadi senin de beleşi görünce ağzın fiyonk oldu, saklama ay!"

AĞZI GÖT: (d)-(o.k)-Küfürlü konuşan kişi.

AĞZINA FERMUAR ÇEKMEK: (d)-(türk.fr.türk.f)-Birisini zorla susturmak. & Bir kimseyi konuşmaması konusunda uyarmak. "Sen Osman amcana bakma ayol, ben şimdi onun ağzına fermuar çekerim. "

AĞZINA SALINCAK KURUP SALLANA SALLANA SIÇMAK: (d)-Bir kimsenin yüzüne karşı çok ağır hakaret etmek için söylenir.

AĞZINA SUSTURUCU TAKMAK: (d)-Erkeğin prezervatif takarak seks yapması. "Aman unutma, ağzına susturucu takmadan sakın ilişkiye girme sonra üzülen sen olursun şekercim. "

AĞZINA SÜT DAMLATMAK: (d)-Bir kimsenin üzerine titremek, ona gözü gibi bakmak. "İyi be herif o kadar alışmış ki ağzına süt damlatılmasına, yorgunluktan da hastalıktan da anlamıyor, hep ilgi bekliyor. "

AĞZINA ŞEYTAN İŞEMEK: (d)-Dedikodu ve küfürle konuşmak. & Sır tutamamak. "Onların ağzına şeytan işemiş. Burda sır diye söylersin onların ağzında zır olur. "

AĞZINDAN SAKIZI DÜŞMEK: (d)-Çok şaşırmak. "Ay allah seni inandırsın öyle afalladım ki ağzımdan sakızım düştü. "

AĞZINI AYIRMAK: (d)-Bir kimseyle cinsel ilişki kurmak için çok istekli davranmak. & Cinsel ilişki kurmak.

AĞZINI KIÇINA, KIÇINI AMINA DİKMEK: (d)-Birinin sözünü kesmek, kötü söz ve küfürle susturmak amacıyla kullanılır. Daha çok bir tehdit vurgusuyla söylenir. "Bak kızdırma beni gelirsem yanına ağzını kıçına kıçını amına dikerim"

AĞZININ DİNGİLİ ÇIKMAK: (d)-(o.k)-Çok küfürlü konuşmak. Bir kimsenin ağzından çıkanı kulağının duymadığı durumlarda alay yollu olarak kullanılır.

AĞZININ İÇİNE DÜŞMEK: (d)-Birisinden çok hoşlanmak, onunla birlikte ve yakın olabilmek için herşeyi yapmak. & Birinin sözlerini hayranlıkla dinlemek.

AĞZININ TEMİZ TARAFINI AÇMAK: (d)-Küfür etmek. "Bak şimdi benim ağzımın temiz tarafını açtırma kes sesini. "

AHİLKELEK: (d)-Tüysüz erkek. "Aman ben de ahilkeleklerden hiç hoşlanmam. Herif dediğin şöyle tanrı triko olacak kardeşim. "

AHLATAĞA: (i)-Aptal ve bön erkek.

AK YARAK KARA YARAK AMCIK ÖNÜNDE BELLİ OLUR (AK GÖT KARA GÖT GEÇİTTE BELLİ OLUR): (d)-Dar ve kritik zamanlarda kişilerin ve ilişkilerin gerçek durumunun anlaşılacağını anlatmak için kullanılır.

AKA DA BOKA DA KONMAK: (d)-(o.k)-Bir kimsenin gönlünün kimi isteyip kimi seveceğinin belli olmadığını anlatmak için söylenir.

AKAPULKO: (i)-Bekaret zarı.

AKAPULKO ÇIKARMASI: (d)-Bekaret zarının yırtıldığı ilk ilk cinsel ilişki.

AKIL GÜLÜ: (d)-Çokbilmiş kadın.

AKİDE ŞEKERİ: (d)-(ar. fars.)-Hoş ve yakışıklı erkek. Delikanlı.

AKLI AMINDA: (d)-Cinsel konulara duyduğu ilgiden dolayı başka şeylere karşı dalgın ve dikkatsiz kadın. Cinsellik meraklısı kadınları aşağılamak için kullanılır.

AKLI ERMEDEN GÖTÜ SAKIZ ÇİĞNEMEK: (d)-Bilgisiz ve toy kimselerin boyundan büyük işler yapmaya kalkışması.

AKREP : (d)-Kötü ve bir insana zarar veren akraba.

AKŞAM AHIRA SABAH ÇAYIRA, ARADA BİR İKİ SOKARCA: (d)-Zevkleri olmayan; evden işe, işten eve yaşayan; cinsel iştahı da yerinde olmayan erkekler için söylenir.

AL SEPETTEN BİR HIYAR: (d)-Bir erkeğin haddinden fazla aptal ve bön olduğunu vurgulamak için söylenir.

AL TURPU VUR SİKE YAZIK OLDU TURPA: (d)-Bir erkeğin aptal ve bön olduğunu anlatmak için alay yollu olarak söylenir.

ALABULA KUŞU: (d)-İltifatla kadın tavlamaya çalışan erkek.& Erkeklik organı, penis. & Kadın ayırt etmeyen bulduğuyla yetinen erkekler için alay yollu olarak kullanılır.

ALADİNGİLDONİ: (d)-Cinsel açıdan azgın ama hiçbir çekiciliği bulunmayan kaba saba erkek.

ALAFICIRIK: (i)-Hile, düzen, dalavere. & Tuzak.

ALAFORTANFONİ: (d)-(Alev örten huni)-Dişilik organı, vajina.

ALAGEYİK: (i)-Sevgilisi ya da karısı tarafından aldatılmış erkek. "Senin alageyiğin boynuzları iyice parlamış bakıyorum. "

ALAKAYA NEŞKAYFE: (d)-(ar. İng)-Tutarsız ve konuyla ilgisiz sözlerle alay etmek için söylenir.

ALAMANKAZMASI: (d)- Aptal ve bön kimse

ALAYININ ADI BİR KARANLIKTA TADI BİR: (d)-Cinselliğe sıra geldiğinde bütün erkeklerin aynı olduğunu anlatmak için kullanılır.

ALBATROS: (i)-Geniş omuzlu, uzun boylu ve yakışıklı erkek.

ALÇACIK DAM BEDAVAYA GİTTİ AM: (d)-Bir konuda faka basıldığını anlatmak için söylenir.

ALÇAK KÖFTE: (d)-(türk-fars.)-Hain ve acımasız kadın. & Boyundan büyük işlere kalkışan kişi. "O ne alçak köftedir o, sağ gösterir sol vurur. "

ALDIM ELE VERDİM YOLA: (d)-Kadının erkeği cinsel ilişkiye hazırlaması. & Bir kişiyi yola getirmek.

ALEKSANDIR SİKSALLANDIR: (d)-Cinsel çağrışımları nedeniyle üretilen özel adlardan. Rus isimlerine benzetilmiştir. & Rus erkek.

ALET: (i)-(ar.)-Erkeklik organı, penis.

ALIRSIN ABARA ABARA GİDERSİN KABARA KABARA: (d)-Her yapılanın bedelini ödemek gerektiğini anlatmak için söylenir. Bir kimsenin yaptıklarının karşılığını, cevabını, dersini aldığını anlatmak için kullanılır. "Bize yamuk yapmak o kadar kolay değil annem. Alırsın abara abara gidersin kabara kabara. "

ALIRSIN İMAMIN DÜDÜĞÜNÜ: (d)-(o.k)-Yapılması zor bir şey için uyarı mahiyetinde kullanılır.

ALLAH CEZVENİ VERMESİN (ALLAH CIZIRTINI VERMESİN): (d)-( ar. ar. türk)-Boyundan büyük işlere kalkışanlar ya da büyük söz söyleyenleri küçümsemek için söylenir. &"Allah belanı vermesin"cümlesine benzer biçimde kullanılır.

ALLAHIN FASULYE ÖKÜZÜ: (d)-Kaba saba ve görgüsüz erkek. "Allahın fasulye öküzü bir de kalkmış benden ilgi bekliyor. "

ALLAHIN İTEKLEDİĞİ YERDE OTURMAK: (d)-Çok uzakta oturmak.

ALLAHINA YAN BAKMAK: (d)-(ar.-türk.)-(o.k)-Çok çirkin olmak.

ALLAHÜMME Fİ KARAR SOKAK SOKAK SİK ARAR: (d)-(ar.-türk.)-Erkek meraklısı kadınlar için alay yollu olarak kullanılır.

ALLERJİ KAPMAK: (d)-(yun. türk. f)-(Bir şeyi, birisini) Sevmemek, sinir olmak. "Aman bana Meliha deme de ne dersen de. Ondan allerji kapıyorum. "

ALT DELİĞE OTURTMAK: (d)-Bir kimsenin kötü duruma düşmesine neden olmak. & Bir kimseyi çok üzmek. "Aman bütün erkeklerin boynu altında kalsın kadını alt deliğe oturtana kadar çabalarlar hepsi de. "

ALT DELİK: (d)-Göt, kıç.

ALT İĞNECİK : (d)-Erkeklik organı. Penis.

ALT TARAFINI VERMEK: (d)-Gizli ve sır olarak sakladığı şeyleri boş bulunup başkalarına anlatmak. & Özellikle cinsel hayatı konusunda başkasına gerekmeyen şeyler anlatmak.

ALTÇI: (i)-ve (s)-Birden çok karısı olan erkeğin ilk karısı.

ALTI OVAL ÜSTÜ AVAL: (d)-(türk.-fr.)-Giyinmeyi bilmeyen kişilerle alay etmek için kullanılır.

ALTIN KIZLAR: (d)-Boşanmış, dul kadınlar grubu.

ALTINA DÖŞEK ÜSTÜNE YORGAN OLMAK: (d)-Bir kadının erkeğinin bütün ihtiyaçlarını karşılayıp, onun her isteğini yapması.

ALTINA YATMAK: (d)-Bir erkeğin cinsel isteklerine boyun eğmek.& Bir konuda başkasına kayıtsız şartsız teslim olmak. & Birisinin egemenliğini kabul etmek.

ALTINI OYMAK: (d)-Cinsel açıdan kullanılmak. & Bir kimsenin haberi yokken işini bozmak. & Hileyle tuzağa düşürmek, arkasından iş çevirmek.

ALTÜST BÖREĞİ: (d)-Cinsel ilişki. Cinsel ilişkiye girmek.

AM AĞACINDAN DÜŞMEK (AĞAÇTAN DÜŞMEK): (d)-İlk cinsel tecrübeyi edinmek.

AM BANKASI: (d)-(türk.ing)-Fahişe, orospu.

AM BİTİ: (d)-Küçük çocuk. & Pezevenk.

AM BULUP KILINI ARAMAK: (d)-(o.k)-Elindekiyle ya da bulduğuyla yetinmemek. "Aman be sen de çok oldun. Bizim köyde senin gibisine am buldun kılını arıyon derler. "

AM ISININCA SİKE PAHA OLMAZ: (d)-Kadının cinsel ilişki isteyince önünde engel olmayacağını anlatmak için söylenir. & Cinsel istekleri artan kadının erkek seçme konusuna vakit ayırmadığını anlatmak için alay yollu olarak kullanılır.

AM SALAK: (d)-(Erkek için) Salak ve cinsellik düşkünü kimse. & (Kadın için) Cinsel anlamda kendini kullandıran kişi.

AM ÜSTÜNDE GÖT SİKMEK: (d)-(o.k)-Olmayacak yerde olmayacak şey yapan ya da yapmak isteyen kimseler için alay yollu olarak kullanılır. "Hadi lan sen de gözümün içine baka baka am üstünde göt sikebileceğini mi sandın. "

AM VERDİK AYIYA GELDİ SIÇTI HALIYA: (d)-İyilik yapınca karşılığının alınamadığını, hatta nankörlükle karşılaşıldığını alaylı bir dille anlatmak için söylenir. (Özellikle cinsel ilişkide)

AM YALAMAK: (d)-(Bir kadına) Yalakalık yapmak.

AMAN DA SEV BENİ: (d)-Sevgisi ile şantaj yapan kimseler için alay yollu olarak kullanılır. "Neymiş beni bir daha aramazmış, arkadaşlığımız bitermiş, bir daha onun yüzünü göremezmişim. Aman da sev beni. "

AMBAR: (i)-(fars.)-Dişilik organı. Vajina.

AMBARCI: (i)-(fars.-türk.e.)-Pezevenk.

AMBELEBULYA: (d)-Aptal ve bön, cinsellikten başka şey düşünmeyen kadın.

AMCAM: (i)-Herhangi bir erkeğin adı bilinmediğinde ya da söylenmek istenmediğinde kullanılır. "Amcam benimle işi ilerletmek istedi ama... "

AMCIĞI KAMAŞMAK: (d)-(Bir erkekten) Cinsel açıdan çok etkilenmek. & Cinsel ilişki kurmak istemek.

AMCIK AĞIZ: (d)-(o.k)-Sürekli cinsellik konuşan kadın. & Zaman zaman kadınların cinsel organlarından ya da cinsel çekiciliklerinden çokça söz eden erkekler için de söylenir. & Küfür ve hakaret kastı ile de kullanılır.

AMCIK KAÇTI SİK DÜŞTÜ: (d)-İlintili şeylerin ancak birlikte olduklarında kendilerini gösterebileceklerini, biri olmadan diğerinin de bir anlamı olamayacağını anlatmak için alay yollu olarak kullanılır.

AMCIKLAMAK: (f)-Bir konuya birden atılmak. Bir şeye iştahla, onu bozacak kadar aceleyle saldırmak. "Yeter annem be bu kadar da amcıklama herşeyi. "

AMDAN KOVSA GÖTTEN GİRMEK: (d)-Bir kişiden ya da onun kötü davranışlarından kurtulmanın zor olduğunu anlatmak için kullanılır. & Israr etmek. Israrcı kişiler için söylenir.

AMELE: (i)-(ar)-Kılıksız kimse. & Kaba saba ve görgüsüz erkek. & Çalışmaktan başka bir şey bilmeyen kişi.

AMELE YANIĞI: (d)-(ar.türk)- (o.k)-Vücudun güneşte homojen olarak yanmamış olması. Vücutta giysi izleri kalması durumunda kullanılır.

AMELİYATLA VİCDANINI ALDIRMAK: (d)-Merhametsiz ve katı kalpli kimseler için söylenir. "Ne o yoksa ameliyatla vicdanını mı aldırdın şeker. "

AMGENERAL: (d)-Orospu, fahişe.

AMI AZMAK: (d)-(Kadın için) Cinsel açıdan çok istekli olmak.

AMI DÜNYA: (d)-(türk.-ar.)-(Kadın için) Cinsellik dışında ilgisi, merakları olmayan kişi.

AMI İLE ÖVÜNEN GÖTÜNDEN HAMİLE KALIR: (d)-Bir kimsenin övünürken bazı eksik ve açık yerlerini de düşünmesi gerektiğini anlatmak için kullanılır. & Başarı sarhoşluğuyla alay etmek için söylenir.

AMI KEL: (d)-Beceriksiz. & Yoksul kişi.

AMI KURUSUN!: (ü)-Bir kadına beddua etmek için ya da hakaret yollu olarak söylenir.

AMI OLANIN İMANI OLMAZ: (d)-Kadınların acımasız olduğunu anlatmak için söylenir.

AMI SULANMAK: (d)-Bir kimseye fazlasıyla cinsel istek duymak. & Heveslenmek.

AMI ZÜLÜFLÜ: (d)-(türk.-fars.)-Güzel ve genç kadın.

AMIMIN İÇİNDE (AĞZIMIN İÇİNDE)!: (ü)-"Nerede?"sorusuna karşılık alaycı olarak söylenir.

AMINA GÖRE SİK ARAMAK: (d)-(Kadın için) Kendine göre birini aramak.

AMINDAN ÇIKAR GÖTÜNE YAPIŞIR: (d)-Bir kimsenin cinsel açıdan düştüğü kötü durumdan ya da kullanılmaktan bir türlü kurtulamadığını anlatmak için alay yollu olarak kullanılır. "Bizim Nezahat da bir türlü şu adamdan kurtulamadı. Herif karının amından çıktı götüne yapıştı"

AMINI ALNINA YAPIŞTIRMAK: (d)-Cinsellik konusundaki isteklerini açık açık ifade etmek. & Cinsel konularda açık açık konuşabilmek.

AMINI ÖNÜNE KATIP GİTMEK: (d)-Kocaya kaçmak.

AMİN: (i)-Dişilik organı. Vajina.

AMİP: (i)-Erkeklik organı. Penis.

AMLA GÖT KOVLAŞILMAZ: (d)-Alakasız şeyleri birbirine karıştıranlarla alay etmek için söylenir. & Kıyaslamaya gelmeyecek durumlarda kullanılır.

AMMAK : (f)-(Birisine, bir şeye) Boş vermek, fazla önem vermemek. &"Amarım"biçiminde kullanıldığında; bir kimseye gününü göstereceğini, hesap soracağını anlatmak vurgusuyla söylenir.

AMPİPİRİK: (i)-ve (s)-(ono)-Cinsel açıdan, özellikle cinsel hastalıklar konusunda çok evhamlı kadın.

AMPULLERİ YAKMAK: (d)-(fr. türk. f.)- Bir kimsenin göğüs dekoltesini abartarak, göğüslerini teşhir etmesi. "Hadi yine ampulleri yakmışsın müşteri bekliyorsun. "

AMUDA KALKMAK: (d)-(ar.-türk.f.)- (Erkek için) Bir kadını cinsel açıdan çok istemek ve bunu her hareketiyle belli etmek. Kadına kur yapmak konusunda aşırıya kaçmak. "Karşımda amuda kalkıyor yapmadığı maskaralığı bırakmıyor. "

ANADOLU: (i)-Rahim

ANADOLU KANA BATTI: (d)-Regl olmak, kadınların aylık kanaması.

ANAKTAR: (i)-Erkeklik organı, penis. Genellikle işlevini yerine getirmekte zorlanan penisler için kullanılır.

ANANAS: (i)-Aptal ve bön kimse.

ANASI DANASI VANASI: (d)-Bir kimsenin bütün ailesi, sülalesi. "Anası danası vanası hepsi kalkıp geldiler. "

ANASI SİKİLMEK: (d)-(o.k)-Çok yorulmak. & Bir konuda kullanılmak.

ANASI TURP BABASI ŞALGAM: (d)-Aptal ve bön kimse. & Bir kimsenin ailesini küçümsemek için kullanılır.

ANASINI DİKMEK: (d)-Birisini çok zora sokmak. Birisine zarar vermek. & Bir şeyi bozmak, berbat etmek.

ANASINI EŞEK KOVALASIN: (d)-(o.k)-Bir kimseyi artık istemediğini onunla bütün ilişkisini bitirdiğini anlatmak için söylenir.

ANASININ AMINA SELVİ AĞACI DİKİLMEK: (d)-(o.k)-Bir kimsenin çok zor durumda kaldığını anlatmak için kullanılır.

ANASININ DİNİ: (d)-Çok pahalı veya çok abartılı.

ANASININ KARNINDA DOKUZ AY YARAĞA GÖT VERMEK: (d)-(o.k)- (Özellikle bir erkeğe) Hakaret etmek için kullanılır. & Eşcinsel erkeğe ağır hakaret etmek için söylenir.

ANASININ MEMESİ GİBİ YAPIŞIP ÇEKMEK: (d)-Tiryakilik. & Sigarayı gayretle içmek.

ANASININ NİKAHI: (d)-(tür.-ar.)-(o.k)-Çok pahalı. Ederi alım gücünün çok üzerinde olan mallar için söylenir.

ANASININKİNİ ÇAY TABAĞINDA GÖRMEK: (d)-Bir kimseye yapmak istediği şeyin onu çok zorlayacağını anlatmak için alay yollu olarak kullanılır. "Yok yavrum fazla üsteleme, sen anca ananınkini çay tabağında görürsün. "

ANAVATAN: (i)-Rahim.

ANAVATAN KAN AĞLIYOR: (d)-Regl olmak, kadınların aylık kanaması.

ANDRİKA: (d)- Bakire olmadığı halde öyleymiş gibi davranan ya da cinsel konularda deneyimsiz taklidi yapan kadın. "Bakma sen onun değilmiş gibi davrandığına ama herşeyi bilir. Ne andrikadır o.. "

ANDROJEN ARTIĞI: (d)-(fr. türk)-Cinsel ilişkiye giremediği için istekleri birikmiş erkekler için alay yollu olarak kullanılır. Abaza erkek.

ANDROJEN ATMAK: (d)-(fr. türk. f)-Erkeğin cinsel ilişki istediği yönünde sinyal yollaması. "Baktım herif benden tarafa androjen atıyor, ben de ampulleri yaktım. "

ANDROPOZYO: (i)-ve (s)-(fr.)-Sinirli ve stresli bir imaj çizen orta yaştaki erkek. & Emekli erkek.

ANGUTYO: (i)-Aptal, budala ve bön kimse.

ANKARA'DA OTURUP İSTANBUL'UN BOKUNU KARIŞTIRMAK: (d)-(o.k)-Hiç ilgisiz kimselerin çok uzaktaki, gereksiz şeylerle uğraşması.

ANTENİ KIRIK RADYO: (d)-İktidarsız erkek.

ANTİKORUNU KESMEK: (d)-(yun. türk.f)-Bir kimseyi en sevdiği ve ihtiyacı olan şeyden mahrum etmek. & Bir kimseyi dövmek. "Bak beni kızdırma gelirsem yanına antikorunu keserim ben adamın. "

ANTRAKT GÜLÜ: (d)-(ing. fars.)- Araları, boş kalan anları dolduran önemsiz şahsiyet. & Erkek eşcinsel.

APAÇİ TAKILMAK: (d)-Ağdası geldiği halde kıllarını aldırmamak. "Sen de apaçi takılıyorsun bakıyorum, Koltukaltlarından saç örgüleri sarkıyor. "

APOLETLERİNİ SÖKMEK: (d)-Bir kimseye eskiden verdiği değeri artık vermemek. & Birisiyle kurduğu ilişkiyi bitirmek.

APTAL SAPTAL: (d)-Bir şeyin lüzumsuz ve anlamsız olduğunu belirtmek için kullanılır.

APTALMATİK: (i)-Sürekli aptallık yapan kişi.

APUKURYA MASKARASI: (d)-(yun.ar.)-Çok boyalı ve rüküş kadın. & Ciddi işleri ve törenleri bile sulandıran kimse.

ARABI BUDATMAK: (d)-Erkeğin cinsel organının zarar görmesi.

ARAKİYE: (d)-(çing.-türk.e)-Çalmak ve kendisinin olmayan bir şeye el koymak. & Hırsızlık yapan kadın.

ARALIK BİTİ: (d)-Küçük çocuk.

ARAP: (i)-Erkeklik organı. Penis.

ARAP ÇORAP (ARAP ÇORBASI): (d)-Karmakarışık ve çetrefil durum.

ARASAYA GİTMEK: (d)-Aranırken, bulunması gerektiği yerde olamamak. "Yok anam onu bekleme gelmez, arayasaya gitti, ancak yarın gelir. "

ARAŞMAK: (f)-Telefon yoluyla haberleşmek.

ARAYA REKLAM ALMAK: (d)-(türk.-fr.-türk.-f.)-(o.k)-Konuşma arasında nedensiz yere birisinin övülmeye başlanmasını alaya almak için kullanılır.

ARAYICI FİŞEĞİ: (d)-(türk.-fars.)-Doyumsuz ve hiçbir şeyle memnun olmayan kimse.

ARIZA ÇIKARMAK: (d)-(o.k)-Kavgaya neden olacak bir polemik yaratmak.

ARIZALI: (i)-ve (s)-(ar.-)-Bunalımlı ve ne zaman ne yapacağı önceden kestirilemeyen kadın. & Cinsel hastalığı bulunan fahişe.

ARKA VAGON: (d)-(türk.-ing.)-Kalçalar, kıç, göt. "Onun da arka vagonları baya hörmetli. "

ARKADAN ÇEKİŞLİ: (d)-Erkek eşcinsel.

ARKASINDA SEMERİ ÖNÜNDE EMERİ : (d)-Hiç boş zamanı olmayan çocuklu ve çalışan kadın.

ARKASINDAN TENEKE ÇALMAK: (d)-(o.k)-Bir kimsenin çekip gittiğine sevinmek. Birisini yanından kovarken zevk almak.

ARŞİVE MANŞET OLMAK: (d)-(fr.fr.türk.f)-Eski güzelliği ya da çekiciliği kalmamak. & Ses getireceğini düşünerek yapılan bir şeyin beklenenin aksine kimsenin ilgisini çekmemesi.

ARTEMA: (d)-(tic.m)-Mahallesinde başını örtüp merkeze gelince açan kadın.

ARZ TALEPTEN KİLOMETRE YAPMAK : (d)-(o.k)-Talebe göre bir malın fiyatını artırmak. & Kendisini çok değerli ve bilgili göstermesini bilen kimseler için söylenir.

ASABİYET KATSAYISI: (d)-(ar.türk.)-(o.k)-(Özellikle kavgada ya da tartışmada) Giderek sinirlendiğini anlatmak için kullanılır.

ASILMAYIN GARAJA GİDER: (d)-(türk.-fr.-türk.)-"Yılışma, sırnaşma, boşuna üsteleme"anlamlarında alay yollu olarak kullanılır. & Bir kadının evli ya da nişanlı olduğunu belirtmek için söylenir.

ASINTI OLMAK: (d)-Sırnaşmak. Hoşa gitmeyecek biçimde ilgi göstermek. "İyice asıntı olmaya başladı, dehleyeceğim bir türlü yapamıyorum. "

ASİTLİ: (i)-(fr.)- Kötü ve iğneleyici laf söyleyen insan.

ASKER ETMEK: (d)-Kadının erkeği ayartıp ereksiyon aşamasında aniden fikir değiştirmesi ve ilişkiyi kesmesi. & Randevulaştığı bir kimseyi bekletmek. & Bir kimsenin uzun süre ayakta durmasına neden olmak.

ASLINA SADIK: (d)-Kaba ve eğitilmemiş kimse. Kaba erkeklerle alay etmek için söylenir.

ASMA DİKMEK: (d)- Umursamamak, aldırış etmemek. "Bizim kız böyledir, bir kere asma dikti mi bir daha öldür allah ilgisini çekemezsin. "

ASORTİK: (d)-(fr.)- Havalı şey ya da kimse. "Sen de baya asortik giyiniyorsun bu aralar. Anlayalım yani. "

ASPAR: (d)-(o.k)-Yalan. Doğru olmayan. & Asılsız dedikodu.

ASSOLİST: (i)-(fr.)-Toplantılara ya da kabul günlerine daima geç kalan her zaman en son gelen kimse.

ASTAR İSTEMEK: (d)-Cinsel ilişki isteğini belli etmek için söylenir. "Kız senin canın iskender’le astar istiyor di mi, hadi itiraf et. "

ASTROGÖT: (d)-Kıç, kalçalar. & Aptaldan daha aptal kişi.

ASTRONOT NİYAZİ: (d)-(ing.türk)-(o.k)- Hayal aleminde yaşayan ve bu nedenle de sürekli hayal kırıklığına uğrayan kişi.

AŞAĞI MAHALLE KAN GÖLÜ: (d)-Regl olmak, kadınların aylık kanaması.

AŞINMAK: (f)-Çok yorulmak ve bir şeyden fazlasıyla bıkkınlık getirmek. & Yaşlanmak.

AŞK EFEKTİ: (i)-(ar.-ing.)-Öpücük.

AŞMAK: (d)-(o.k)-Bir kimsenin kendisinden beklenmeyecek kadar etkili ve heyecanlı davrandığını görünce alay yollu olarak kullanılır. "Sen aşmışsın şekerim, artık kim tutar seni!"

AT SİNEĞİ GİBİ BACAKARASINDA YAŞAMAK: (d)-(Özellikle erkek için) Cinsel ilişkiye çok meraklı olmak.

ATA BİNMEK: (d)-Cinsel ilişkide kadının üstte olduğu pozisyon.

ATAR DAMAR OLMAMAK: (d)-Bir kimsenin yeteneği ya da hislerinin yeterli düzeyde olmadığını anlatmak için söylenir. & Cansız, heyecansız kimseler için kullanılır.

ATEŞ: (i)-(fars)-Para.

ATEŞ ALMAK: (d)-(fars.türk.f)-Aşık olmak, sevdalanmak, sevmek.

ATEŞBALIĞI: (d)-Erkeklik organı. Penis.

ATEŞE NAL KOYMAK: (d)-Bir kimseyi çok etkilemek, büyülemek. "Kız herifin nalını ateşe koydu. Kolaysa beriki alsın gözlerini kızdan."

ATEŞLİ TAZE: (d)-(Özellikle kadın ya da genç kız için) Cinsel açıdan istekli. "Filmdeki ateşli taze öyle bir zıpladı ki herifin üstüne..."

ATIP KÖR ETMEK: (d)-(o.k)-Bir kimseyi susturacak lafı söylemek.& Bir kimseye yerinde ve zamanında karşılık vermek.

ATİKE DONDİKE: (d)-Durmadan aynı şeyi yapmak ya da söylemek. & Her şeyi birkaç kez tekrarlayan takıntılı kimse.

ATLAR NALLANIRKEN KURBAĞALAR AYAK UZATMAZ: (d)-Büyüklerin işlerine küçüklerin karışmaması gerektiğini anlatmak için kullanılır.

ATMIK : (i)-Ersuyu, meni, sperm.

ATRAKSİYON: (i)-(fr)-Hile dalavere, numara. & Yalan, uyduruk, düzmece.

ATTIRMAK: (f)-(o.k)- Bir konuda yalan ve palavra atmak. "Baktım Seloş baya attırıyor, ben de bozmadım yok öyle değil de böyle demedim."

AVANS VERMEK: (d)-Bakışlarıyla ümit vermek. Bir kimseye hülyalı bakmak.

AVANTADAN LAVANTA: (d)-Rüşvet. & Havadan gelen şeyler için söylenir.

AVARA KASNAK İŞLEMEK: (d)-Boş işlerle uğraşmak.

AVİZE : (i)-Memeler, göğüs.

AVURTLU: (i)-ve (s)-Çalım satan ve yüksekten atan kişi.

AY BAŞIM DOLANDI KIZ: (d)-"Çok yoruldum"anlamında söylenir. & Hızlı gelişen bir şeyin takip edilmesinin zor olduğunu alay yollu olarak dile getirmek için kullanılır. & Regl hali, kadınların aylık kanaması için kanamanın çokluğunu anlatır.

AYAĞINDA DONU YOK FESLEĞEN İSTER BAŞINA: (d)-Bir kimsenin imkanlarının üstünde istekleri olduğunu anlatmak için söylenir.

AYAĞININ SUYUNU İÇMEK: (d)-Bir kimseyi çok sevmek. & Bir erkeğin kölesi olacak kadar ona değer vermek.

AYAK FERAH: (d)-(türk.-ar.)-Yalınayak dolaşmak.

AYAKTA İŞETMEK: (d)-Bir kimseyi çok acele ettirmek.

AYDA DÜĞÜN VAR DESELER MERDİVEN KURUP GİTMEK: (d)-Gezmeyi tozmayı çok sevenlerle alay etmek için söylenir.

AYI BALESİ: (d)-Çok kaba kimsenin davranışları için alay yollu olarak kullanılır.

AYIBOKU: (d)-Kaba saba ve görgüsüz erkek.

AYIK BAYIK (AYIN BAYIN): (d)-(ono)-Bir şeyi ya da kimseyi çok sevmek, çok istemek.

AYIK OYUK: (d)-Boş ve işsiz kimse. & Kolayca yönlendirilebilir adam.

AYIN ÇEŞNİSİ (AYIN LEZZETİ): (d)-(türk.-fars.)-Flörtçü ve kadınlara bol keseden iltifat yağdıran erkek. & Sık sık flört değiştiren kimsenin o sıradaki sevgilisi.

AYININ OTUZBİR TÜRKÜSÜ VARMIŞ ARMUT ÜSTÜNE: (d)-Erkeğin mastürbasyon merakı ile alay etmek için söylenir. & Herkesin kendi hobileri ile ilgili çok şey bildiğini anlatmak için alay yollu olarak kullanılır.

AYINK SAYINK: (d)-(ono)-Sayıklamak, ne dediğini bilmemek.

AYIYA GÜL VER ALSIN KIÇINI SİLSİN: (d)-Görgüsüz ve kaba kimselerin ince şeylerden anlamayacağını anlatmak için söylenir.

AYIYA SENFONİ ÇALMAK: (d)-Kaba saba kimseye incelikle davranmak. "Ayol kim dedi sana ayıya senfoni çal diye. Böyle kalbin kırılıverir işte. "

AYLAK BAKKAL KOKELERİNİ TARTAR: (d)-İşsiz erkeğin aklının fikrinin cinsellikte olduğunu anlatmak için söylenir.

AYNA ÇATLATMAK: (d)-Süslenip püslenip ayna karşısında çok zaman harcamak. & Kendini çok güzel bulmak.

AYNI BOKUN SUYU (SOYU): (d)-(o.k)-Bir kimsenin kötü tanınan birine benzediğini anlatmak için söylenir. & Aynı dünya görüşüne sahip insanlar için kullanılır.

AYOL: (ü)-Senli benli konuşmalarda"Sen de, aman sen de"anlamlarında kullanılır. & Erkek eşcinsel.

AYRINTILAR: (i)-Meme, göğüsler.

AYŞE TATİLDE: (d)-Regl nedeniyle cinsel ilişkiyi reddetmek için kullanılır. "Hayatım bugün olmaz, Ayşe tatilde. "

AZMANYAK: (i)-Manyaklıkta sınırı aşmış azgınca hareketleri olan kişi.

AZOT GAZI GİBİ AÇIKTA KALMAK: (d)-(o.k)-Güvendiği şeylerin boş çıkması. & Aldatılmak. Yalnız kalmak.

 

B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z     >>