Make your own free website on Tripod.com

 

 

<<    A C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z    >>

 

B

 

BABAANNEM DE KIZDI: (d)-Bakire olduğunu iddia eden kişilere inanılmadığını anlatmak için alay yollu olarak söylenir. "Tabii tabii sen kızoğlan kızdın, babaannem de kızdı. "

BABAÇKO: (i)-ve (s)-Çok iri yarı, gösterişli ve süslü kadın. "Aynur öyle babaçko kadındır ki geçtiği yerde iz bırakır. "

BABAK: (s)-Korkak. "Bırak şunu ayol allahaşkına, babak herifin tekidir. Onunla yola çıkılmaz. "

BABALI ARAPLAR GİBİ SÖYLENMEK: (d)-Homurdanmak. Homurdanan kimseler için alay yollu olarak kullanılır.

BABANA YUTTUR: (ü)-"Kandıramazsın"anlamında söylenir. & Takma, takviyeli ya da silikonlu göğüs. "Yok be şeker, ben yemem, sen git onu babana yuttur. "

BABANI NİNOLAY: (d)-Bir kimseye örtülü küfür etmek için kullanılır.

BABASINA SELAM SARKITMAK: (d)- Birisine açıkça küfür edilemediği durumlarda, örtülü küfür etmek için söylenir.

BABASINI GIDIKLADIĞIMIN ÇOCUĞU: (d)-Bir kimseyi şaka yollu aşağılamak için söylenir.

BABASININ GÖZÜ: (d)-Çok bilmiş ve açıkgöz kimse.

BABASININ MİRASI: (d)-Erkeklik organı, penis. "Sonra da çıktı ortaya başladı oynamaya babasının mirası. "

BABİŞKO: (i)-(be.di)-Erkeklik organı, penis.

BACAK AYIRMAK: (d)-Cinsel açıdan istekli olduğunu anlatmak için söylenir.

BACAK OMUZA: (d)-(o.k)-Cinsel ilişki pozisyonu.

BACAKARASI MUHABBET: (d)-Cinsel ilişki. & Cinsellikle ilgili sohbet.

BADEM: (i)-(fars)-Erkeklik organı, penis. Özellikle, küçük penis.

BADEM ŞEKERİ: (d)-(fars.-fars.)-Bahriyeli delikanlı. "O yaz Kadıköy'de badem şekerlerinden geçilmiyordu. "

BAĞ BENİM BELLETİRİM AM BENİM ELLETİRİM: (d)-Cinsel açıdan canının istediği kimse ile birlikte olacağını anlatmak için kullanılır.

BAĞDEMCİĞİ GÖRÜNMEK: (d)-Bir kimsenin ağzını çok açarak gülmesi ya da bağırarak konuşması.

BAHÇE SALATASI: (d)-Beyinsiz ve aptal kimse.

BAKANDAN BÜYÜK FİL VAR: (d)-Bir kimsenin statüsü nedeniyle kendisini övmesi halinde alay yollu olarak kullanılır.

BAKİR BEY: (d)-(ar.türk)-Erkek eşcinsel.

BAKKAL MAKYAJI: (d) – Sadece ruj sürerek sokağa çıkmak.

BALLI LOKMA TATLISI: (d)-Erkeklik organı, penis.

BALON: (i)-ve (s)-(fr)-(o.k)-Yalan. Yalan söylemek.

BALON UÇURMAK: (d)-(fr.-türk.f.)-(o.k)-Yalan söylemek. Hayali bir hikaye anlatmak. "Hafize’nin bir sevgilisi var diye öyle bir balon uçurdum ki bütün sazanlar atladı. "

BALTA GİRMEMİŞ ORMAN: (d)-Çok kıllı kimse.

BAMYA: (i)-(ar.)-Erkeklik organı, penis. Küçük penis. "Aman ortaya sümüklü bamyasını çıkaracak diye ödüm koptu. "

BAMYA KATLİAMI: (d)-(ar.-ar.)-Toplu sünnet düğünü. "Şu siyasi partilerin bamya katliamları da amma seyirlik oluyor. "

BANA Bİ KOCA LAZIM, O DA BU GECE LAZIM: (d)-Cinsel anlamda artık beklemeye tahammül kalmadığını anlatmak için söylenir. & İhtiyaç duyulan şeyin hemen elde edilmesi gerektiğini anlatmak için kullanılır.

BANA GİRDİ!: (d)-Bir konuda zarar ettiğini ya da başarısız olduğunu anlatmak için söylenir. "Osman bırakıp gitti, sonunda bana girdi. "

BANAKOMA ONAKO: (d)-Cinsellikle ilgili olarak üretilen özel adlardan. Japon isimlerine benzetilmiştir.

BANANA MAMA: (d)-(ing.-türk.)-Erkeklik organı, penis.

BANDIR YE: (d)-Cinsel ilişki. & Bir kimsenin cinsel açıdan çok çekici olduğunu anlatmak için söylenir.

BANDO MIZIKAYLA ÜSTÜNDEN GEÇMEK: (d)-Bir kimsenin göstere göstere çok kötü kullanıldığını, kötü duruma düşürüldüğünü anlatmak için alay yollu olarak söylenir. & Bir değil birçok kimse tarafından kullanılmak.

BARDAN GELEN BARDA GİDER: (d)-Tek gecelik bar ilişkilerinin sağlam olmayacağını anlatmak için söylenir.

BAŞ GİRİP GÖT ÇIKMAK: (d)-(o.k)-Bir işe iyi girildiği halde zararlı çıkılması.

BAŞBAYİ: (d)-(türk.-ar.)-Genelev patronu, mama.

BAŞI BACADAN ÇIKMAK (BOYU BACADAN AŞMAK): (d)-Evlenme çağına gelmek. Bir kimsenin evlenme çağına geldiğini anlatmak için kullanılır.

BAŞI BAL KÜPÜNE BATMAK: (d)-Bir kimsenin istediği ve uğraştığı şeyden sonuç alamamasını küçümsemek ya da aşağılamak için söylenir. "Ne oldu başın bal küpüne mi battı, eline ne geçti yani. "& Evlenmek.

BAŞI GÖĞE ERMEK GÖTÜ TAVANA DEĞMEK: (d)-(o.k)-Bir şeye ya da duruma çok sevinmek, sevinçten havalara uçmak.

BAŞINA VURMAK: (d)-(Erkeğin ya da kadının) Cinsel açıdan istekli olduğunu, artık duramayacağı noktaya geldiğini anlatmak için söylenir.

BAŞPARMAĞI OYNAMAMAK: (d)-Parasını harcamaya kıyamamak. Bir kimsenin cimri olduğunu anlatmak için söylenir.

BAŞTAN AYAĞA BOYAMAK: (f)-Bir kimseye çok aşırı boyutta hakaret etmek.

BAYANKUŞ MUHABBETİ (BAYKUŞ MUHABBETİ): (d)-Özellikle içki masasında hiç konuşmadan oturan ve bakışan kimseler için alay yollu olarak kullanılır.

BAYDIRMAK: (f)-(o.k)-Sıkmak, bunaltmak.

BAYIRA KARŞI YATIR BENİ TIRMALA BENİ KAŞI BENİ: (d)-Cinsel ilişki isteğini alay yollu ifade etmek için söylenir. & Cinsel mesajlı şarkılarla alay etmek için kullanılır.

BAYIRIN AYISI: (d)-Kaba saba ve görgüsüz kimse.

BAYRAM DEĞİL SEYRAN DEĞİL ENİŞTEM BENİ NİYE ÖPTÜ: (d)-Havadan gelen bir şeyin neden kendisine verildiğini anlayamayanlar tarafından alay yollu olarak kullanılır. & Beklenmeyen bir ilgi veya iyilik görmek.

BAYRAM GEÇTİKTEN SONRA KINAYI GÖTÜNE YAKMAK: (d)-(o.k)-Yapılmasını yapılması gerektiği zamanda yerine getirmemek veya"iş işten geçti"anlamında hakaret yollu söylenir.

BAYRAMDA YEDİĞİN HURMALAR ÇIKARKEN TIRMALAR: (d)-(o.k)-Bir kimsenin yaptığı şeylerinin bedelini er geç ödeyeceğini anlatmak için kullanılır.

BECERİKSİZ: (i)-Erkeğin cinsel ilişkiye girmek için ereksiyon olamadığını anıştırarak hakaret amaçlı söylenir. & Başarısız cinsel partner.

BEĞENMEYEN KÜÇÜK OĞLUNA ALMASIN: (d)-Eleştirilere karşı alay yollu olarak söylenir.

BEHÇET KAN AĞLIYOR: (d)-Regl olmak, kadınların aylık kanaması.

BEKARA AM VERME EVLENİNCE UNUTUR: (d)-Bekarlarla cinsel ilişki kurmanın risklerini anlatmak için kullanılır. & Vefasızlığı anlatmak için söylenir.

BEKARBİTİ: (d)-Bekar kimseleri cinsel açıdan uyaran erotik yayınlar. "Şu dergiler da tam bekarbiti ama. Uyuyan yılanı uyandırırlar valla. "

BEKLE YARİN KÖŞESİNİ: (d)-Bir konuda umutsuzca beklenti üretenlerle alay etmek için kullanılır. & Karşılıksız sevmek.

BELDEN AŞAĞI VURMAK: (d)-(o.k)-Bir tartışmada cinsel ilişkileri ya da tercihleri öne sürerek üste çıkmak istenmesi.

BELEDİYE ÇUKURUNA DÖNDÜK GELEN GİRİYOR GİDEN GİRİYOR: (d)-Cinsel açıdan çok kimse tarafından kullanıldığını anlatmak için söylenir. & Herkesin laf söylediği, eleştirdiği ve aşağıladığı kimse.

BELGRAD ORMANI: (d)-Ağdası geldiği halde alınmayan kıllar.

BEN ÇİĞNEDİM O YUTTU: (d)-(o.k)-Bir işin zahmetini çekmesine rağmen başkasının işine yaraması.

BEN SİKİ BIRAKIRIM SİK BENİ BIRAKMAZ: (d)-Cinsel ilişki alışkanlığını anlatmak için söylenir.

BENDEN ARTAN SANA GİRSİN: (d)-Kötü durumu ile alay eden kimselerin kendisinden daha da kötü duruma düşmesi dileği ile edilen beddua.

BENİ TAŞIYAMAZ: (d)-"Masraflarımı karşılayamaz"anlamında söylenir.&"Beni çekemez, başarılarımı kıskanır, komplekse girer"anlamında kullanılır.

BEREKETLİ GÖT: (d)-Her şeyi değerli kimse. & Şanslı kimse.

BERMUDA ŞEYTAN ÜÇGENİ: (d)-Vajina, dişilik organı.

BESLE BÜYÜT DANAYI TANIMAZ OLSUN ANAYI: (d)-Büyüdükten sonra yakınlarını beğenmeyen, onlarla ilgilenmeyen kimseler için alay yollu olarak kullanılır.

BESMELESİZ: (i)-ve (s)-(ar.)-(o.k)-İnsafsız, acımasız, halden anlamayan kimse. & Piç. & (Bir tanıdığı, dosta) Samimi hitap olarak da kullanılır.

BEŞ KARDEŞ: (d)-(o.k)-Tokat, tokat vurmak. "Bak sinirlendirme beni beş kardeş geliyor. "

BEŞ KURUŞA BEŞ DOMBALAK DİKMEK: (d)-(o.k)-Çok cimri olmak.

BEŞARET: (i)-ve (s)-(ar.)-Çirkin kimse.

BEŞERLEME: (d)-Erkekler arası eşcinsel ilişki. "O gruba hiç takılma, beşerleme yapıyor onlar. "

BETER BÖCEK: (d)-(fars.-türk.)-(o.k)-Çok bilmiş ve açıkgöz kimse. & yaramaz çocuk.

BETON DÖKMEK: (d)-(fr.-türk.f.)-Uzun süre cinsel ilişkide bulunmamak.

BETONU KIRDIRMAK: (d)-(fr.-türk.-f.)-Uzun bir aradan sonra cinsel ilişkiye girmek. "Asiye sonunda betonu kırdırdı, kendine bir sevgili buldu. "

BEY BANA PIRT DEDİ: (d)- Etkili ve yetkili bir kimsenin kendisine ilgi duyduğunu anlatmak için alay yollu olarak kullanılır.

BEYAZ BAYRAK SALLAMAK: (d)-Bir kimsenin külotunu çıkararak cinsel ilişkiye hazır olması. & Cinsel açıdan teslim olmak.

BEYAZ ÇIKMAK: (d)-(ar.-türk.f.) Kadının gerdek gecesinde cinsel ilişki sonucu kanaması olmaması. & Bekaretini kanıtlayamamak.

BEYAZ KAN: (d)-Ersuyu, meni, sperm.

BEYAZLI: (i)-ve (s)-Kadının evlilikten önce bekaretini kaybetmiş olması.

BEYİN FUKARASI: (d)-Aptal ve bön.

BEYİN SALATASI: (d)-(türk.-ital.)-Çok zeki olduğunu düşünen kişilerle alay etmek için söylenir.

BEYKOZDA SİKİ KALKAN SOLUĞU BURADA ALIR: (d)-Sorunu olan herkesin, bir yere ya da bir kimseye gittiğini, başvurduğunu anlatmak için alay yollu olarak kullanılır.

BEYNİ YER TUTMAMAK: (d)-Aptal ve bön kimselerle alay etmek için söylenir.

BEYNİNDEN BİR LOP ALDIRMAK: (d)-Bir kimsenin aptallaştığını anlatmak için alay yollu olarak söylenir. "Yoksa sen benden habersiz beyninden bir lop aldırdın mı!"

BEYNİNİ EKMEK: (d)-(o.k)-Bir şeyi çok fazla düşünmek.

BEZ GETİRMEK: (d) – Bıkmak. & Bir şeyi bozmak.

BEZELYE TANESİ: (d)-Aptal ve bön.

BIYIK (SAKAL) FALI: (d) – Erkeklerin güç durumda kaldıklarında bıyık ve sakallarıyla oynaması.

BIZIRINI YİYİM !: (d) – Sevgi ifadesi olarak kız arkadaşlar arasında kullanılır.

Bİ BOKTAN ANLAMAZ HELAYA GARDİYAN YAZILIR: (d)-(o.k)-Bilmediği konularda yetkili olmak isteyen kimselerle alay etmek için kullanılır.

Bİ NUMARASI OLMAMAK: (d)-(o.k)-Değeri ve anlamı olmamak.

Bİ SİKMEDİĞİ KALMAK: (d)-(o.k)-Bir kimseyi haddinden fazla aşağılamak. & Bir kimsenin aşırı kullanıldığını anlatmak için söylenir.

BİBER ŞERBETİ: (d)-Çok güzel görünen ama gerçekte kötü olan şey ya da laf.

BİKİNİYİ ALDIRMAK: (d)-Cinsel organ ağdası yaptırmak. "Benim seyahate çıkmadan önce bikiniyi aldırmam lazım. Böyle Belgrad ormanı gibi yola çıkamam. "

BİLİBİLİ: (i)-Erkeklik organı, penis.

BİNBAŞI: (i)-Cinsel açıdan performansı yüksek erkek. "Benimki bu işin binbaşısıdır şekerim, onun üstüne tanımıyorum. "

BİNGO: (ü)-(ing.-)-Orgazm. Orgazm olmak.

BİPLEMEK: (f)-Bir kimseyi cinsel açıdan kullanmak. & Bir kimseyi yenmek.

BİR AMI KIRK OYNAŞI OLMAK: (d)-Çok işle uğraşan kimseler için söylenir.

BİR BASMA GİYER BİR YOSMA OLUR: (d)-Bir kişinin değiştirdiği giyimiyle hareketlerinin de değiştiğini anlatmak için kullanılır.

BİR DONU VAR KIRMIZI KAH ANASI GİYER KAH KIZI: (d)-Aynı çevre ve aileden olan kadınların aynı fikri savunduğunu anlatmak için söylenir. & İki akraba kadının aynı gardırobu kullandığını anlatmak için kullanılır.

BİR DUYUM ALMAK: (d)-Dedikodu yapmak.

BİR DÜZDÜRECEĞİ KALMAK: (d)-Hiçbir şeyi, hiçbir güvencesi kalmamak. Böyle kimseler için alay yollu olarak söylenir.

BİR GÖTÜ BİR SİKE YÜKLEMEK: (d)-Erkeğin her şeyi, her sorununun çözümünü cinsel ilişki gücünden beklemesi halinde alay yollu olarak söylenir.

BİR KADININ YOKSA PARASI AMIDIR KUMBARASI: (d)-Bir kadının cinsel cazibesini kullanarak hayatını sürdürebileceğini, kendine baktırabileceğini anlatmak için söylenir.

BİR OSURUK DOKUZ DOKTOR SIÇIRTIR: (d)-Osurmanın faydalarını anlatmak için söylenir.

BİR OSURUKLUK CANI OLMAK: (d)-Güçsüz ve iradesiz olmak. & Bir kimseyi aşağılamak ve küçümsemek için kullanılır.

BİR ŞEY SÖYLERSE BEŞ ŞEY SÖYLEMEK: (d)-Birisine polemik yaratmaması için uyarı yapmak üzere söylenir. & Lafla üste çıkmak için kullanılır. "Ayol sus. Bir şey söylersen beş şey söylerim. "

BİR TARAFI ŞİŞMEK: (d)-İstediği halde alamamak. Bir şeyi çok beğenmek, içi gitmek.

BİRE BEŞ VERMEK: (d)-Erkeklerin kendi aralarında cinsel ihtiyaçlarını gidermesi ile ilgili olarak alay yollu olarak kullanılır. Erkek eşcinselliğini anlatmak için söylenir.

BİRİ EMCİKTE BİRİ MEMCİKTE: (d)-Çok çocuklu kadın. Böyle kadınlarla alay etmek için söylenir.

BİRİNCİ DERECEDEN YANIK: (d)-Sırılsıklam aşık olmak.

BIRTTIRIK: (i)-(ono)-Kapris yapan, kaprisli kimse.

BİSEKSEK: (d)-(ing.)-Her iki cinsle de cinsel ilişki kuran kişi. Biseksüel.

BİT BİTLE İT İTLE : (d)-(o.k)-Herkesin kendi dengini bulduğunu anlatmak için alay yollu olarak söylenir.

BİT KIRMAK: (d)-Çok fazla cimrilik etmek. "Aman sakın Süleyman’dan borç morç isteyeyim deme, bitini kırar da beş kuruş vermez. "

BİTİNİ YİYİM!: (d)-Bir kimseye abartılı bir değer atfettiğini belirtmek için söylenir.

BİTLİ KOKANA: (d)-(türk.-ital.)-Temizliğine dikkat etmeyen, ancak süslenip püslenip gezen yaşlı kadın.

BIYIK BİRİKTİRMEK: (d)-Bir erkeğin bıyıklarını uzatmaya karar vermesinden sonraki kısa bıyıklı hali.

BİYO ARTIK: (d)-(ing.-türk.)-Bok, sidik.

BİZİM KIZ BİZDEN KAÇAR, BAŞINI KAPAR KIÇINI AÇAR: (d)-Utangaç kadınların yaptıklarını ellerine yüzlerine bulaştırdığını anlatmak için söylenir.

BİZİMKİLERLE OLMAK (SİZİNKİLERLE OLMAK): (d)-Eşcinsel. Erkek ve kadın eşcinselliğini anlatılmak için söylenir. "Onun bizimkilerle olduğunu herkes biliyor ama sıkıysa söyle uluorta. "

BLODİ MERİ: (d)-(ing)-Regl olmak, kadınların aylık kanaması.

BOCURGAT: (d)-Barlarda kadın tavlamaya çalışan erkek.

BODUR TAVUK HER DEM PİLİÇ: (d)-Kısa boylu (minyon) kadınların yaşını göstermediğini anlatmak için söylenir.

BOĞASAMAK: (f)-Kadının erkek istemesi. "Aman bizim Nesrin öyle bir boğasamış, erkek sinek görse saldıracak valla. "

BOĞAZI TOKLUĞUNA: (d)-Evli kadının rutin cinsel ilişki yaşamını anlatmak için söylenir.

BOHÇA: (i)-Kıç, kalçalar, göt.

BOK AĞZINA YUVA YAPMAK: (d)-Küfürlü konuşmak.

BOK BÖCÜĞÜ: (d)-Sevimsiz ve lüzumsuz erkek.

BOK BÖREĞİ (BOK ÇÖREĞİ): (d)-Sevimsiz ve lüzumsuz erkek.

BOK DEĞİL EBEM SIÇTI: (d)-Kaçamak konuşanlar için söylenir. "Ne diyeceksen de be şeker. Seninki bok değil ebem sıçtı hesabı oldu şimdi. "

BOK GİBİ PARAN OLACAĞINA FINDIK KADAR AMIN OLSUN: (d)-Kadın cinsellik organını övmek için söylenir. Cinsel cazibenin önemini anlatmak için kullanılır.

BOK İÇİNDE BADEM KADIN: (d)-Çok pis ama süslü kadın.

BOK KARIŞTIRAN: (d)-(o.k)-Başkalarının ilişkilerini bozmaya uğraşan kimse.

BOK YEMENİN ARAPÇASI: (d)-(o.k)-Bir kimsenin çok kötü bir şey yaptığını ya da söylediğini anlatmak için alay yollu olarak kullanılır.

BOK YİYENİN KAŞIK ÇALICISI: (d)-(o.k)-Dalkavuk.

BOKA BAKINCA TEZEK LALE : (d)-(o.k)-"Kötünün yanında daha az kötü olan iyidir"anlamında söylenir. & Ehven-i Şer

BOKA BASMAK: (d)-(o.k)-Bir kimsenin yanlış ya da kötü bir adım atması. Kötü duruma düşmek.

BOKTAN ANLAMAZ HELAYA TABANCA SIKAR: (d)-Bir konuda bilgisiz olduğu halde bilmişlik taslayanlar, yetki sahibi olmak isteyenler için söylenir.

BOKTAN KELEK: (d)-Çok kötü niteliksiz şey ya da durum.

BOKU BADİ SABAH OLMAK: (d)-Bir kimsenin sonradan değere bindiğini anlatmak için kullanılır. "Yok şekerim, onun yenilerde boku badi sabah oldu, eskiden kimse yüzüne bile bakmazdı haspamın. "

BOKU BÜYÜK: (d)-(o.k)-Bir kimsenin mevkisinin yüksek olması. & Zengin, etkili kişi. "Onlara bulaşmaya gelmez, iyi boku büyüklerdendirler. "

BOKU İLE ÇEKİŞMEK: (d)-Çocuklarıyla anlaşamamak. & Kendi kendine yarattığı sorunlarla boğuşmak.

BOKUM : (ü)-Senli benli hitap biçiminde kullanılır. & Kendi çocuğu için söylenir.

BOKUMUN GÖLGESİ: (d)-Birisini küçümsemek, aşağılamak için söylenir.

BOKUMUN KOKUSUNU MU ALDIN: (d)-(o.k)-Peşinden ayrılmayan kişiler için alay yollu olarak kullanılır. "Ne o zırt diye geldin, bokumun kokusunu mu aldın. "

BOKUN GÖZÜNE BASMAK: (d)-Bir konuda çok kötü duruma düşmek.

BOKUN LAYIĞI OSURUK: (d)-(o.k)-Herkesin layık olduğu birisini eninde sonunda bulacağını anlatmak için söylenir.

BOKUNA BAĞLANMAK: (d)-Çocuğunu çok sevmek. & Kendinin olan şeylere haddinden fazla değer vermek.

BOKUNDA ALTIN BULMAK: (d)-Kendisine ya da çocuğuna abartılı değer vermek, gereksiz yere övmek.

BOKUNDA BOĞULMAK: (d)-(o.k)-Kendi yarattığı durumun içinden çıkamamak.

BOKUNDA KEMİK ÇIKMAK: (d)-(o.k)-Bir kişinin yaptığı bir şeyin önemini anlatmak için alay yollu olarak söylenir. "Tamam ulan anladık, senin de bokunda kemik çıktı. "

BOKUNDAN KORKMAK: (d)-(o.k)-Çok korkak insanlarla alay etmek için söylenir.

BOKUNU TEMİZLEMEK: (d)-Birisinin hatasını onun yerine düzeltmek. "Anam beni onun bokunu temizleyeyim diye doğurmadı, müsadenle. "

BOKUNU YALDIZLAMAK: (d)-Bir kimseye abartılı değer vermek.

BOKUYLA BOĞUŞMAK: (d)-Kendi yaptığı bir hatayı düzeltmeye uğraşmak. & Çocuğunu büyütmeye çalışmak.

BONBON ŞEKERİ: (d)-(ing.-fars.)-Şirin ve kıvırcık saçlı delikanlı. "Ay bir tip, tam bonbon şekeri. "

BORÇ VERMEK : (d)-İşemek ya da sıçmak.

BOSTANLARI SULAMAK: (d)-Arazide işemek ya da sıçmak.

BOYA KÜPÜNE DÜŞMEK: (d)-Çok makyaj yapmak.

BOYNUZ ÇIKARMAK: (d)-Bir erkeğin sevgilisi ya da karısı tarafından ilk kez aldatılması.

BOYNUZ DİKMEK: (d)-Kocayı ya da sevgiliyi aldatmak. "Halime ablam Ahmet’e öyle bir boynuz dikti ki değme gökdelenler halt etmiş yanında. "

BOYNUZ TAKMAK (BOYNUZLAMAK): (d)-Kocayı ya da sevgiliyi başka bir sevgili ile aldatması.

BOYNUZLARI UZAMAK: (d)-Bir erkeğin sevgilisi ya da karısı tarafından çok kez aldatılması.

BOYNUZLARINI IŞIKLANDIRMAK: (d)-Bir kimsenin aldatıldığının herkes tarafından bilindiğini anlatmak için kullanılır.

BOYNUZLARINI PARLATMAK: (d)-Peş peşe çok kez aldatılan erkekler için alay yollu olarak söylenir.

BOYNUZLU: (i)-ve (s)-Karısı ya da sevgilisi tarafından aldatılmış erkek. & Troleybüs.

BOYU DEĞİL İŞLEVİ ÖNEMLİ: (d)-Erkeklik organı ile ilgili olarak alay yollu olarak söylenir.

BOZARTMAK: (f)-(o.k)-Hakaret etmek.

BOZUK PARA: (d)-Kalabalık aile.

BOZUK PLAK: (d)-(türk.-ing.)-(o.k)-Sürekli ve can sıkıcı biçimde tekrarlanan şey.

BÖCEK: (i)-Erkek.

BÖCEK DELİĞİ: (d)-Vajina, dişilik organı.

BÖCEK SOKMASI: (d)-Karı koca arasına girmek. Karı koca arasını bozmak. "İki yıl nişanlı kalıp evlendiler, bir yıl da iyi iyi geçindiler sonra bir böcek sokması... Yuvalarını dağıtacaklardı neredeyse. "

BÖCEKLERİ ÖLMEK: (d)-Bir kimsenin heyecanını kaybettiğini anlatmak için kullanılır. "Aman yok anam ben sana dans etmeye gidelim demem, senin böceklerin ölmüş. "

BÖĞ GELMEK: (d)-Bir şeyden çok sıkılmak, bezmek.

BÖLÜNEREK ÇOĞALMAK: (d)-Bir şeyin birden arttığını anlatmak için alay yollu olarak kullanılır. "Sizin burada da zombiler bölünerek mi çoğalıyorlar anacım. "

BÖYLE BAŞA BÖYLE TARAK: (d)-(o.k)-Her şeyin kendi kapasitesi oranında değer bulduğunu anlatmak için söylenir.

BU DÜNYADAKİ YEGANE ANNEM: (d)-Anneye verilen değeri anlatmak için söylenir. "Bu dünyadaki yegana ananeme laf söyletir miyim ulan ben. "

BU İŞLER İNCE İŞLER ADAMI KÖTÜ ŞİŞLER: (d)-(o.k)-Cinsellikle ilgili konuların çok hassas olduğunu anlatmak için söylenir.

BUDUHİ: (d)-Göbekli erkek.

BUFALO: (i)-Parasızlık. "Bu aralar gene bufalo takılıyoruz. Ne cepte var ne kredide. "

BUGÜN OLMAZ SALÇA KAYNATIYORUM: (d)-Regl nedeniyle cinsel ilişkiye"hayır"demek için söylenir.

BUHARLAŞMAK: (f)-(o.k)-Bir şeyin ya da kimsenin birden yok olması.& Bir kimseden haber alamamak. "Gazetede okudum, herifi birden buharlaştırmışlar. "

BULALIM DA KESELİM: (d)-Basında yer alan"penis kesme"olaylarında sevgilisiz kadınlar tarafından alay yollu olarak kullanılır.

BULDUMCUK OLMAK: (d)-Bir şeyin ya da kimsenin varlığıyla çok sevinmek. "Ay iyi ki bir erkek çocuk doğurdun, buldumcuk oldun. "

BULGUR KIRIĞI: (d)-Küçük taşlı pırlanta yüzük.

BULURSAN ALIRSIN ARABADAN SOĞANI: (d)-Bir kimseye artık hiçbir şey vermeyeceğini anlatmak için söylenir. & Bir kimse ile maddi ilişkilerini kesmek ya da keseceği tehditinde bulunmak için kullanılır.

BURNU BATA BATA YEMEK: (d)-Aç insanın büyük bir iştahla yemeğe yumulması, orasına burasına bulaştıra bulaştıra yemesi.

BURNUMUN BOKU: (d)-Önemsiz ve gereksiz şey ya da kimse. "Hadi ordan burnumun boku. "

BURUN GÜREŞİ: (d)-Kendini beğenmiş kimseler arasındaki rekabeti anlatmak için kullanılır.

BURUŞUK: (i)-ve (s)-Çok yaşlı kadın.

BUTLAÇKO: (d)-Yakışıklı erkek.

BUYDUM AYŞE: (d)-Çok üşüyen kadın.

BÜLÜBÜLÜ: (i)-(ar.)-Erkeklik organı, penis.

BÜNYAN HALI: (d)-Yumuşak ve düz göbek.

BÜTT DEMEYE BÜZÜK İSTER: (d)-Bir şeyi yapacak ya da söyleyecek cesareti göstermenin kolay olmadığını anlatmak için alay yollu olarak kullanılır.

BÜYÜK ÇÖMLEĞE OSURMAK: (d)-(o.k)-Başından büyük işe kalkışmak. "Ama ben ne yapayım o ada büyük çömleğe osurmasıydı. "

BÜYÜK DÜŞÜN: (ü)-Erkeklik organı ile ilgili olarak kullanılır. Kadın arkadaşların kendi aralarında erkek arkadaşlarının penis boyları ile ilgili olarak alay yollu olarak söylenir. "Bak hayatım öyle işlev önemli gibi martavallara kanma. Büyük düşün, büyük bul tamam mı!”

BÜYÜKBAŞ: (i)-(o.k)-Kodaman ve zengin erkek.

BÜYÜTEÇ: (i)-Meme, göğüsler.

BÜZDÜRÜK AMCIK: (d)-Hakaret amacıyla bir kadını aşağılamak için kullanılır.

BÜZÜĞÜ BALMUMUNA DÖNMEK: (d)-Çok yaşlanmak. & Fazla cinsel ilişki kurmaktan cinsel organı deforme olmak.

BÜZÜĞÜ SIKI : (d)-(o.k)-Korkusuz ve gözüpek kişi.

<<   A C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z    >>