<< A B Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z >>
C
CACIK SALATASI: (d)-(türk.-ital.)-Aptal ve bön kimse. & Karmakarışık ve çetrefil durum & İşe yaramaz kimse.
CAHİL İLE ETME SOHBET KÜSTÜRÜR, CAM KIRIĞIYLA SİLME GÖTÜNÜ YIRTTIRIR: (d)-(o.k)-Bilgisiz ve görgüsüz kimselerle sohbetin sonunun gelmeyeceğini, zarar getirebileceğini anlatmak için alay yollu olarak kullanılır.
CAM: (i)-Bekaret zarı.
CAMCAMA: (d)-Kadınlar arası eşcinsel ilişki. Lezbiyenlik.
CAMİ AVLUSUNA DÜŞMEK: (d)-Kötü duruma düşmek, zor durumda kalmak. Bir şeyi elde ettiği için çok sevinenlerle alay etmek için söylenir. "Aman canım o da çocuğu olmasaymış cami avlusuna düşecekmiş. "
CAMI KIRDIRMAK: (d)-İstemeden ya da yanlışlıkla bekaretin bozulması.
CAN OTU CANBAZ GÖTÜ: (d)-(o.k)-Az ve isteksiz veren kimseler için kullanılır. & Çok canı sıkılmak. "Aman onun verdiğinden ne olacak, can otu canbaz götü. "
CANCAN: (i)-(ono)-Sevgililer birbirlerine hitap ederken kullanılır & İstanbul'da Zührevi Hastalıklar Hastanesi.
CANI SİK ALTINDA ÇIKMAK: (d)-Cinsel ilişki kurmaya meraklı kadınlar için alay yollu olarak söylenir.
CANIMIN İÇİ KOMŞUMUN PİÇİ: (d)-Komşunun oğluna ilgi duyunca alay yollu olarak kullanılır.
CANIMIN İÇİNİN ORTASININ MERKEZİ: (d)-Bir kimseyi çok sevdiğini belirtmek
için söylenir.CANLI ÇİT: (d)-Kıskanç koca.
CART KIZART: (d)-Bir şeyin kesinlikle yasak olduğunu anlatmak için söylenir. & Çok uzaktan bile görünebilen kırmızı renk. "Yeter dedim ulan. Cart kızart!"
CARTLAMAK: (f)-(o.k)-Başaramamak. & Bir şeyin yırtılması ya da bozulması.
CAVALACOZ: (i)-ve (s)-Değersiz ve derme çatma şey ya da kimse.
CAVS: (i)-(ing.)-(o.k)-Yırtıcı ve güvenilmez kimse. "Sizin burada da her yanı cavslar sarmış. Yakında işsiz kalırsan hiç şaşma. "
CAZCUZ ETMEK: (d)-(o.k)-İleri geri, can sıkıcı konuşmak.
CEBELLOŞ: (i)-(o.k)-Kendisinin hakkı olmayan bir şeyi almak. Aşırmak & Rüşvet almak.
CEHALETİNİN CAHİLİ: (d)-(ar.-ar.)-(o.k)-Cahil olduğu halde kendini çok bilgili sanıp bilmiş bilmiş konuşan kimseler için alay yollu olarak kullanılır.
CEKETİNİ ATSA HAMİLE KALMAK: (d)-Kadının kocasından ya da sevgilisinden sık sık hamile kaldığını anlatmak için alay yollu olarak kullanılır.
CENNET ÖKÜZÜ: (d)-(ar.-türk.)-Zamparalık yapmayan, karısına ya da sevgilisine sadık erkek. "Benimki cennet öküzüdür,bir araba çıplak kadının içinde bile ben ona güvenirim. "
CEREYANDA KALMAK: (d)-Bir kimsenin sevmediği kimselerle birlikte olmak zorunda kalması.
CEVDET GELDİ: (d)-Kadınların aylık kanaması, regl.
CEVRİYE CABBAR: (d)-İşgüzar kadın.
CEZA SAHASI: (d)-Bir kadının rahatsız olacağı yakınlık.
CEZA SAHASINA GİRMEK: (d)-Bir kadına onu rahatsız edecek kadar fazla yaklaşmak. Özellikle toplu taşım araçlarında çok yakın duruşlar için söylenir. & Bir kimsenin yasakladığı şeyleri yapmak.
CEZALI CEZVE: (d)-(Kadının) Erkek arkadaşına, kocasına ya da sevgilisine cinsel ilişki yasağı koyması. "Tamam anladım, seninki cezalı cezve de o yüzden etrafa saldıray abi gibi bakıyor. "
CEZİRA: (i)- Bela, kötü durum. "Bir ceziraya çattık, kurtar kendini kurtarabilirsen. "
CIBIR AĞZINI AÇTI KILLI İÇİNE KAÇTI: (d)-Çorap.& Cinsel ilişki kurmak.
CIMBIZ ALMAK: (d)-Yanağını kıstırmak. Bir kimsenin canını yakacak şekilde sıkıştırarak sevmek.
CIMBIZLAMAK: (f)-Bir konuyu didiklemek.
CINCIK BONCUK TEZ SATILIR, İNCİ MERCAN GEÇ SATILIR: (d)-Geç evlenen kadınları yüceltmek için kullanılır.
CINGILIFUS: (i)-Çok yıpranmış şey ya da kimse.
CIRCIR: (i)-İshal.
CIRLAYIK: (i)-Çok konuşan, geveze kimse.
CIRTCIRT: (d)-Erkek çocuğun sünnet olması.
CIRTDAN: (f)-Kısa boylu, bodur kimse.
CIRTI BOZUK: (d)-Dönek. & Hiçbir konuda kendisine güvenilemeyen kişi. "Sakına inanma, Hüseyin'in cırtı bozuktur. "
CIRTTIRIK: (d) – (ono) – Güvenilmez, dayanıksız şey ya da kimse. & Birden bire.
CIZ BÜZZÜK: (d)-Cinsel ilişki kurmak. "Birden saldırdı herife. Cızz büzzük. "
CIZZIĞI BIZZIKMAK: (d)-Bir konuda başarısız olmak. Böyle kimseler için alay yollu olarak söylenir.
Cİ YEMEK: (d)-(ing.-türk)-(Havacılık terimi G shock)- Çok etkilenmek. "Onu görür görmez ci yediğimi anladım. "
CİCİ: (i)-Dişilik organı, vajina.
CİCİK : (i)-Göğüs, meme.
CİCOZ: (d)-Flört. Sevgili. "Cicozunu takmış koluna hava satıyor. "
CİCOZLAMAK: (f)-Flört etmek.
CİDDİ MİSİN FLÖRT MÜ EDİYORSUN: (d)-Bir kimsenin söylediklerine ya da yaptıklarına inanılmadığında alay yollu söylenir.
CİĞERİNİN KIVRIMINI BİLMEK: (d)-Bir kimsenin gizli niyetlerini, iç yüzünü bildiğini anlatmak için söylenir. "Sen ne diyorsun ayol ben onun ciğerinin kıvrımını bilirim. "
CİHAN HARBİ: (d)-(o.k)-Peş peşe ve sesli osurmak.
CİKS: (i)-ve (s)-(ing.)-(o.k)-Tuhaf ve ne olduğu tam bilinmeyen şey ya da kimse. & Çok iyi ve pahalı giysiler giyinen, gösterişçi kimse.
CİLALAMAK (PARLATMAK): (f)-(o.k)-Bir kimseye hakaret etmek. "İyice bir cilaladın mı bak bir daha sana laf söyleyebilir mi. "
CİLLOP: (i)-ve (s)-Pürüzsüz ve kusursuz. Bir kimsenin cildinin pürüzsüz olduğunu anlatmak için söylenir.
CİN CÜCÜĞÜ: (d)-Çok bilmiş küçük çocuk.
CİNİ CIRIK: (d)-Güvenilmez kişi.
CİNS: (i)-(ar.)-(o.k)-Tuhaf ve hareketleriyle tepki çeken insan.
CİNSELLİĞİN ZENCİLERİ: (d)-Erkek ya da kadın eşcinseller.
CİSMİN A HALİ: (d)-Regl olmak, kadınların aylık kanaması.
CONKERT: (d)-Cömert erkek.
CORTLAMAK: (f)-Çok korkmak. & Ölmek.
COŞARTMA: (i)-Türedi.
COZUTMAK: (f)-Kuralları bozmak. & Ters ve kendisinden beklenmeyen biçimde davranmak. "Sen de fazla cozuttun ama. Benim kapris çekecek halim mi var!"
CUMA ŞÖFÖRÜ: (d)-(ar.-fr.)-(o.k)-Acemi, sadece hafta sonları araba süren ehliyeti yeni almış kimseler için kullanılır.
CUMARTESİ ANNESİ: (d)-(ar.-türk.)-Çocuklarını bakıcılara emanet eden, çocuk bakımından anlamayan kadın. & Çocukları kayıp insanlar listesinde bulunan kadınlar (İstanbul’da yapılan periyodik Cumartesi eylemlerinden türemiş bir isimlendirme).
CUMHURİYET ALTINLARININ ÜSTÜNDE KULUÇKAYA YATMAK: (d)-Bir kimsenin zengin ama cimri olduğunu anlatmak için kullanılır.
CÜCE: (i)-(fars.)-Erkeklik organı, penis.
CÜCE OYNATMAK: (d)-(fars.-türk.-f.)-Erkeğin ereksiyon hali. & Cinsel ilişki için erkeği hazırlamak.
<< A C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z >>