<< A B C D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z >>
Ç
ÇAÇA: (i)-(ono)-(yun.)-Modayı yakından izleyen kadın.
ÇADIR KURDURMAK: (d)-Kadının cilveleri nedeniyle erkeğin penisinin sertleşerek pantolonunda kabartı yapması. Erkeğin ereksiyona geçip cinsel ilişki isteğini belli etmesi. "Bakıyorum seninkine çadır kurdurmuşsun bekletiyorsun. "
ÇAĞLAYKEN ÇALDIRMAK: (d)-Küçükken cinsel ilişki yaşamak. Bekaretin küçük yaşta kaybedilmesi.
ÇAĞLAYKEN ÇATLAMAK: (d)-Acele etmek. Aceleci kimselerle alay etmek için söylenir. "Dur biraz tamam, verecez dedik, çağlayken çatlama!"
ÇAK: (ü)-(o.k)-İçkiyi bir dikişte bitirmek. Fondip.& Bir konuda hemfikir olunduğunu belirtmek için söylenir.
ÇAKALA SARMAK: (d)-(o.k)-Birisine kötülük yapmak için plan yapmak, bir kimse hakkında kötü düşünmek. "Tamam be sen de iyice çakala sardın, seni çekecek halim yok. "
ÇAKALAKKEN ÇATLAMAK: (d)-Çok küçük yaşta evlenmiş kız.
ÇAKI SAPI YAPMAK: (d)-Erkeğin mastürbasyonu. Otuzbir çekmek.
ÇAKTIN KÖFTEYİ: (d)-Bir kimseye"anladın mı"demek için söylenir.
ÇALDIK ÇAKMAKTAŞI ÇIKTI: (d)-Bir konuda hedefe ulaşılmadığını anlatmak için söylenir. & Başarısız cinsel ilişki girişimi.
ÇALI İDİ ÇIRPI İDİ EVİM İDİ YA, AYI İDİ UYU İDİ KOCAM İDİ YA: (d)-Evi ve kocasına düşkün kadınlarla alay etmek için söylenir.
ÇALI SÜPÜRGESİ: (d)-Kırık ve cansız saçlar.
ÇAMÇAK AĞIZLI: (d)-Dedikoducu, kendisine verilen sırları tutamayan kişi.
ÇAMDA HIYAR BİTTİ: (d)-Bir erkeği aşağılamak için söylenir.
ÇAMUR: (i)-(o.k)-Kötü ve güvenilmez kimse. & Arsız. & Yakınlık göstersen bile kötülük yapan kimse. & Söylenen sözleri kötüye çeken ve öteki kimselere saldıran, belalı kimse.
ÇAMUR KARIŞTIRAN: (d)-(o.k)-Değersiz, niteliksiz kimse. & Tuzak kuran, provokatör.
ÇAMUR KURUYUNCA GEL: (d)-Regl nedeniyle cinsel ilişkiyi reddetmek için söylenir.
ÇAMURU KARNINDA ÇİÇEĞİ BURNUNDA: (d)-Genç ve doğurgan kadın.
ÇANAK ANTEN: (d)-(türk.fr)-Erkek eşcinsel.
ÇANAK MAYTABI: (d)-(türk.-fars.)-Dıştan bakıldığında parlak ve güzel görünen ancak yaklaşınca güvenilmez olduğu meydana çıkan insan. "Sakın kanıp da peşine takılma. Onun çanak maytabı olduğunu söylüyorlar. "
ÇANÇİNÇON: (i)-(o.k)-Japon turist.
ÇANINA BETON SIVAMAK: (d)-(türk.-fr.-türk.f.)-Bir kimseyi etkisiz ve konuşamaz duruma getirmek. "Bak dedim, senin çanına beton sıvadım hala yetmedi mi!"
ÇANTAYI ÇAKMAK: (d)-Bir kimseye çok kızıp sözle ya da hareketle tepki vermek.
ÇARK: (i)-(fars.)-Erkek eşcinsel. & Travesti ve transseksüellerin müşteri araması.
ÇARKTAN ÇIKMA LAF: (d)-Küfürlü ya da duyulmamış sözler için söylenir.
ÇARŞAF BOYAMAK: (d)-(fars.-türk.f.)-Kadının ilk cinsel ilişki sonucu kanaması olması. & Gerdek gecesi ilk cinsel ilişkiyi kurmak. & Bekaretin giderilmesi.
ÇARŞAMBA KARISI: (d)-Sürekli gezen kadın.
ÇATLAK: (i)-Çılgın ve deli. & Dişilik organı, vajina.
ÇATLAK ZURNA: (d)-Hem sesi kötü olup hem de çok konuşan kimseler için söylenir.
ÇAVUŞ: (i)-Erkeklik organı, penis.
ÇAY: (i)-(çing.)-Genç kız.
ÇEDENEYKEN ÇATLAMAK: (d)-Genç kızlık çağına gelmeden genç kız gibi davranmak.
ÇEKÇEK SÜNDÜR: (d)-Bir konunun çok uzadığını anlatmak için alay yollu olarak söylenir.
ÇEKİP ÇEKİP ÇIKARMAK: (d)-Arka arkaya doğurmak.
ÇEKİRGE SÜRÜSÜ: (d)-Kalabalık aile. & Çok kalabalık misafir topluluğu. & Bir yere girip oradaki bütün yemekleri yiyen bir grup insan için söylenir.
ÇEKİVER KUYRUĞUNU : (d)-"Başından at, def et"anlamlarında söylenir.
ÇEMİŞGEZEKLİ: (s)-ve (i)-(Kentliye göre) Dışarlıklı, kent yaşamının inceliklerini bilmeyen bön kimse. Köylü.
ÇENÇENÇÖREK: (d)-Dedikodu yapmayı çok seven ve bir başladı mı bitirmeyen, oturduğu yerden kalkamayan kimseler için alay yollu olarak söylenir.
ÇENE VEREMİ: (d)-Çok konuşan geveze. "Tamam bir daha söylemeyeceğim çene veremi ettin beni. "
ÇENGELE CUPPALA: (d)-"Ne yapıp edip sonuca ulaşmak"anlamında söylenir. "Çengele cuppala sonunda emeline ulaştı ya. Ben ona bakarım. "
ÇENGELKÖY BADEMİ: (d)-Yakışıklı ve çekici erkek.
ÇENGELKÖY HIYARI: (d)-Aptal ve bön erkek.
ÇERÇEVE: (i)-(fars.)-Bekaret zarı.
ÇERÇEVEYİ KIRDIRMAK: (d)-(fars.-türk.f.)-Bekareti bozulacak biçimde cinsel ilişki yaşamak.
ÇEŞİT: (i)-(o.k)-Tuhaf davranışlı ve anormal kimse.
ÇETREFİL: (s)- Karışık, karmaşık.
ÇETREFİL AÇMAK: (d)-İşgüzarlık yapmak. & Hile ve kurnazlıkla işi karıştırmak.
ÇEVİR KAZI YANMASIN: (d)-(o.k)-Bir kimsenin, bir olumsuzluğu örtmeye çalışması anlamında alay yollu olarak kullanılır.
ÇIBAN: (i)-Yüzük. Evlilik yüzüğü. "Çıbanı bir kere geçirdin mi parmağına, artık iflah olman mümkün değil. "
ÇIKINTILIK ETMEK: (d)-(o.k)-Bir kimseyi sinir edecek, ve öfkelendirecek biçimde davranmak. & Aykırı fikirler ileri sürmek.
ÇIKMAZ SOKAK: (d)-Kadınlarda"G noktası"ötesinde var olduğu söylenen zevk merkezi için söylenir.
ÇILGIN BAKİRE: (d)-Kendisini cinsel açıdan deneyimsiz gibi göstererek çokça cinsel ilişki yaşayan kadın.
ÇINGARLI KARAKIZ SEFERİ: (d)-Regl zamanı çok alışveriş yapan. & Kendini alışverişe vuran, maddi gücünün çok üzerinde para harcayanlar için alay yollu olarak kullanılır.
ÇITÇIT: (i)-Küçük erkeklik organı, penis.
ÇITIR: (i)-(o.k)-Güzel ve ince genç kız.
ÇITIR ÇEREZ: (d)-Genç ve ince kadın ya da delikanlı.
ÇİÇEĞİ YARILMAK: (d)-Cinsel açıdan çok istekli olmak. & Bir şeyden çok heyecanlanıp, çok sevinç duymak.
ÇİÇEK: (i)-ve (s)-Çok güzel şey. & Vajina, dişilik organı.
ÇİÇEK SULAMAK: (d)-İşemek.
ÇİĞDEN DOĞRAMAK: (d)-İlişkiyi fazla derinleştirmeden bir kimseyle cinsel ilişki yaşayıp bitirmek. "Zaten şunun şurasında birkaç haftada bir görüşüyoruz. Daha fazla beklemeye ikimizin de tahammülü yoktu biz de çiğden doğradık artık. Ne yapalım. "
ÇİĞİT: (d)-Yakışıklı ve çekici erkek.
ÇİİİZ YAPMAK: (ü)-Fotoğraf çektirirken gülümser gibi çıkmak için dişlerini gösterenlerle elay etmek için söylenir.
ÇİKİRDEŞMEK: (f)-Kur yapmak, cilveleşmek, fingirdemek.
ÇİKİTA: (i)-Erkeklik organı, penis.
ÇİL DÖKMEK: (d)-Durup dururken tatsızlık çıkarmak. "Sen de ikide bir çil döküyorsun şekerim. Ben ne yapayım. "
ÇİLEK: (i)-Genç kız.
ÇİLİĞİ BUZ TUTMAK: (d)-Suyla çok oynayıp üşümek. & Uzun süre cinsel ilişki kurmamak.
ÇİLİK (ÇİLLİK): (i)-Vajina, dişilik organı.
ÇİLİNGİR: (i)-(fars.)-Kadınları orgazma ulaştırma konusunda becerikli erkek.
ÇİMADAM: (d)-Saçlarını jöle ile dik tutan erkek.
ÇİMDİRMEK: (f)-Birisini cimciklemek.
ÇİMENEZMEZ: (i)-Çıtkırıldım kimse.
ÇİMLENMEK: (f)-Bir konuda heveslenmek. & Bir kimseye uzaktan uzağa hayran olmak.
ÇİRKİNLER ŞANSI İSTEMEK: (d)-Çirkin kadının zengin ve yakışıklı koca bulduğu imasıyla söylenir.
ÇİRKİNSEN ŞURDA DUR GÜZELİ ARAYAYIM, GÜZELİ BULAMAZSAM YİNE SANA DÖNEYİM: (d)-Çirkin kişilere alay yollu olarak söylenir.
ÇİŞLİ SÜMÜKLÜ: (d)-Toy ve acemi kimse.
ÇİTİLEMEK: (f)-Bir kimseye çok kızarak sözle ya da hareketle kendisine bunu ödetmek. Hırpalamak.
ÇOCUĞA KUYMACUK ANASINA DOYMACUK: (d)-Çocuğa mama yedirirken bir kısmını kendisi yiyen anneler için şaka yollu olarak söylenir.
ÇOCUĞUN ADINI KOYMAK: (d)-Duygusal ilişkinin hangi aşamada olduğunu belirlemek gereğini vurgulamak için söylenir. "Aylardır geziyoruz iyi de artık çocuğun adını koyalım. "
ÇOCUK PATLATMAK: (d)-Başkalarının haberi olmadan hamile kalmak, çocuk yapmak.
ÇOCUK YAP DA DÖVELİM: (d)-Hamile kadın arkadaşlara alay yollu olarak söylenir.
ÇOCUKLARIN BABASI: (d)-Sevilmeyen koca.
ÇOK BİR NANE: (d)-(o.k)-Önemsiz ve değersiz şey.
ÇOK GEZEN BOK GETİRİR: (d)-(o.k)-Çok gezen kimseleri eleştirmek ve onların gezmelerini engellemek amacıyla söylenir.
ÇOK LEZZETLİ ÇOK VİTAMİNLİ: (d)-Cinsel ilişki için alay yollu olarak söylenir.
ÇOMAKCAN: (d)-İşleri karıştırmaya meraklı kimse.
ÇORABINDAN PATATES ÇIKMAK: (d)-Çorabı yırtılıp parmakları ya da topuğu görünmek.
ÇÖKELEĞİ KURTLANDIRMAK: (d)-Gebe kalmak. "Kız Ebru gene çökeleği kurtlandırmışsın bakıyorum. "
ÇÖPÇÜNÜN ÇÖPLERİ TOPLADIĞI GÜN: (d)-Özel günleri önemseyen kimselerle alay etmek ve çok da önemli olmadığını belirtmek için kullanılır.
ÇÖPLEMEK (ÇÖPLENMEK): (f)-(o.k)-Bir şeyden ya da durumdan kendisine çıkar sağlamak, yararlanmak.
ÇÖPÜ KIRILMAK: (d)-Erkeğin cinsel ilişkide bulunamaz olması durumunda alay yollu olarak söylenir.
ÇÖREĞİ BÜYÜK, ÇÖREĞİ BÜYÜK, BİR DE BAKTIM BENİM ÇÖREK ONDAN BÜYÜK: (d)-(o.k)-Başkasının sahip olduklarına özenenlerin zamanla elindekilerin değerini anlayacağını belirtmek için alay yollu olarak kullanılır.
ÇUBUKLU PİJAMALARLA DENİZE GİRMEK: (d)-Kabasala ve görgüsüz kimseler için alay yollu olarak kullanılır.
ÇUÇA: (i)-(gürc)-"Yok"ya da"hiç"anlamında söylenir. & Eşeğin taşağı.
ÇÜĞDÜM AYŞE: (d)-Aptal ve bön kadın.
ÇÜK: (i)-Erkeklik organı. Penis.
ÇÜK ÇIKARMAK: (d)-Bir kimsenin başkaldırması, bir duruma ya da kimseye isyan etmesi. "Sen de birdenbire çük çıkardın annem. "
ÇÜKMEK: (d)-"Bozarım, dağıtırım"anlamlarında kullanılır. & Bir kimseye onu cinsel açıdan kullanacağı imasıyla alay yollu olarak söylenir.
ÇÜKSALIN: (d)-Erkek arkadaşıyla çalım satmak. "Feyza çüksalın yapıyor kordon boyunda. "
ÇÜKÜ: (i)-(be.di)-Erkeklik organı, penis.
ÇÜKÜ ÇÜKÜ BABA: (d)-Erkek isteyen kadınlar için kullanılır.
ÇÜKÜNDÜRÜK: (i)-Erkek meraklısı kadın.
ÇÜKÜNÜ SÖNDÜRMEK: (d)-Kendini beğenmiş bir erkeği bozmak, cinsel isteklerini reddetmek.
ÇÜKÜPRENS: (d)-(türk.-be.d.-fr.)-Yakışıklı ve cinsel açıdan çekici kimse.
ÇÜŞÜ AZMAK: (d)-Erkeğin cinsel açıdan fazlasıyla istekli olması. Azması.
<< A B C D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z >>