<< A B C Ç D F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z >>
E
EBENİN BOKU: (d)-(o.k)-Önemsiz şey. & Bir kimseye küfür etmek onu aşağılamak için söylenir.&
EBESİ AĞZINA İŞEMEK: (d)-Çok bilmişlik ve gevezelik yapan çocuk.
EGZANTİRİT: (i)-(fr.)-Değişik ve tuhaf görünme merakındaki sığ kimse.
EĞRİ SİKE EĞRİ TAŞAK: (d)-Erkeğin cinsel kapasitesi ile alay etmek için kullanılır.
EKMEK BENDEN SOĞAN SENDEN: (d)-Cinsel ilişki isteğini anlatmak için söylenir. "Hadi civanım gel yanıma, ekmek benden soğan senden. "
EKMEK KAPISI: (d)-Fahişelerin cinsel organları.
EKOLAYZIR SİSTEM: (d)-(ing.-ing.)-Ana ve babanın aynı anda ve aynı konuda çocuğu eleştirmesi durumunda söylenir.
EKS SEVGİLİ: (d)-Eski sevgili.
EKSİ PUAN: (d)-(türk.fr.)-(o.k)-Bir kimsenin hata yaptığını anlatmak için söylenir. "Tamam bokum. Bu senin için eksi puan!"
EL EL ÜSTÜNDE EL DE ŞEYİN ÜSTÜNDE OTURMAK: (d) – Tembellik etmek, hiçbir iş yapmadan vakit geçirmek.
EL FENERİ: (d)-Vibratör.
EL İNSAF GÖT YARAK: (d)-Haddini aşan şeyler için kullanılır.
EL PEŞREVİ GEÇMEK: (d)-İki kişinin birbirini elle cinsel anlamda uyarması. Okşamak.
ELALEMİN DERDİ SENİ Mİ GERDİ: (d)-Başkasının meselesini merak eden kimselere hakaret yollu olarak söylenir.
ELE ETLİSİ SÜTLÜSÜ, BİZE GÖTÜ SİKLİSİ: (d)-Cinsel partner konusunda şanssız olunduğunu anlatmak için kullanılır.
ELEKÇİ: (i)-İşleri karıştırmaya meraklı kimse.
ELEKTEN GÖT VERMEK: (d)-Bir kimsenin her koşulda kötülük yapabileceğini anlatmak için söylenir.& Her zaman cinselliğe açık olmak.
ELEKTİRİK ALMAK: (d)-(ing.türk.f)-Bir kimseden duygusal olarak etkilenmek. & Cinsel açıdan uyarılmak. "Ömer’den aldığım elektriği kimseden almadım. Onunla kimyamız uyuşmuştu. "
ELEKTİRİKLİ BATTANİYE: (d)-Çekici ve işini iyi yapan jigolo.
ELİ BENDE GÖZÜ GAVUR AMINDA: (d)-Yanında kadın varken başka kadınlara bakan erkekler için alay yollu olarak söylenir.
ELİ BOŞ GÖTÜ YAŞ: (d)-Cinsel ilişkiden veya ilişkiden bir yarar elde edilmediğini anlatmak için alay yollu olarak kullanılır.
ELİ DURSA GÖTÜ DURMAZ: (d)-Bir kişinin cinsel ilişki arayışının hiç bitmediğini anlatmak için alay yollu olarak kullanılır. & Çok hareketli kişileri aşağılamak için söylenir.
ELİ İŞTEN AMI SİKTEN KURTULMAMAK: (d)-Hiç boş zamanı olmamak, kendine ayıracak vakti bulunmamak.
ELİ MAHKUM (ELİ MECBUR) OLMAK: (d)-(o.k)-Bir kimsenin bir şeyi yapmak zorunda olduğunu anlatmak için söylenir.
ELİMİ SALLASAM CONİ KIÇIMI SALLASAM DONİ: (d)-Cinsel partner bulma konusunda hiç zorlanılmayacağını nispetli bir dille anlatmak için söylenir.
ELİMİ SALLASAM ELLİ MUZ: (d)-Kadının erkek bulmakta zorlanmayacağını anlatmak için söylenir.
ELİN İYİSİ EVİN AYISI: (d)-Başkalarına iyi davrandığı halde, evde karısına ve çocuklarına kötü davranan koca.
ELİN SİKİYLE GERDEĞE GİRMEK: (d)-(o.k)-Bir başkasının malını ya da olanaklarını kendinin sananlarla alay etmek için kullanılır. & Başkasının aklına uymak.
ELİNDE DOLAŞA DOLAŞA BÜZÜŞMÜŞ: (d)-Yaşlı bir erkeğin çok fazla cinsellik meraklısı olduğunu anlatmak için söylenir.
ELİNDE PATLAMAK: (d)-Erkeğin cinsel ilişkiye girmeden önce erken boşalması. & Erkeğin mastürbasyon yapması. & Bir şeyi kullanmak için gereken zamanı geçirmek.
ELİNE GEÇTİ DE KARNI ŞİŞTİ: (d)-Bir kişinin kendini abarttığını, kendi kendine gelin güvey olduğunu anlatmak için söylenir. "Haspam bir yüksekten uçuyor ki sorma. Eline geçti de karnı şişti. "
ELİNE OSURUR BURNUNA TUTAR: (d)-Cimri kişiler için kullanılır.
ELİNİ ÜSTÜNDE YIKAMAK: (d)-Bir kimseye yaptığı bir kötülüğü bulaştırmak. "Kimse elini benim üstümde yıkamasın. "
ELİNİN GÖZÜ: (d)-Tırnak.
ELLE KÖPÜRT HEMEN ŞAPIRT: (d)-Cinsel organları elle uyarmak ve cinsel doyuma ulaşmak. Daha çok çiftlerin birbirini ayartması anlamında söylenir.
ELMA ŞEKERİ: (d)-Erkeklik organı, penis.
ELMAS KUTUSU: (d)-Dişilik organı, vajina.
EMANET: (i)-Erkeklik organı, penis.
EME SEME YARAMAMAK: (d)-Hiçbir işe yaramamak.
EMERCE: (i)-Kadınları emerek, oral seksle cinsel açıdan uyaran erkek.
EMİNANIM YIKASIN: (d)-Çamaşır ya da bulaşık makinelerine ev kadınları tarafından takılan ad.
EMİŞ GÖMÜŞ: (d)-Cinsel ilişki.
EMME BASMA TULUMBA: (d)-Cinsel ilişki meraklısı erkek.
EMMELİ GÖMMELİ: (d)-Bol pozisyonlu cinsel ilişki için kullanılır.
EMMEYE DE GÖMMEYE DE OLMAK: (d)-(o.k)-Cinsel açıdan partnerinin her dediğini yapan kimseler için söylenir.
EMZİRME TULUMBA: (d)-Her koşulda cinsel ilişki tekliflerine olur diyen kadın.
EMZİRMEK: (f)-Bir kimsenin zaafını kullananlara"dur"dememesi, kendini ve olanaklarını kullandırması.
EN Bİ HAKİKİ: (d)-(o.k)-Gerçek olduğu iddia edilen şeylerle ya da olaylarla alay etmek için söylenir.
EN Bİ TİRENDİ: (d)-(türk.-ing.)-(o.k)-Popüler, moda şey anlamında söylenir. "Karşımıza en bi tirendi kırmızı saçlarıyla çıktı. "
EN DOĞRU BABAM ONU DA ANAMIN ÜSTÜNDE GÖRDÜM: (d)-Erkeklerin her zaman cinsel ilişki düşündüklerini anlatmak için söylenir.
EN İYİSİNİN BOYNU ALTINDA KALSIN: (d)-Erkeklerin iyisi olmadığını anlatmak için söylenir.
EN SEVDİĞİM PARMAĞIM: (d)-Kadınların mastürbasyon yaparken kullandıkları parmakları için alay yollu olarak kullanılır.
ENAYİ ÇORBASI: (d)-Bir kimseyi aşağılamak için kullanılır. Daha çok aptallık yapanlar için söylenir.
ENAYİ YURDUNA KONMAK: (d)-Bir konuda aldatılmak.
ENDEK DÜNDEK: (d)-Ne olduğu belirsiz şeyler ya da durum. "Ben nereden bileyim, Halime de endek dündek diyor ama açık bir şey anlatamıyor. "
ENDOPLAZMİK RETİKULUM: (d)-(Hücre içi organ)-Bir kimseye bağlı olarak davranan, o ne derse onu yapan kimse.
ENG BENG: (d)-(ono)-Utanılacak bir durumda üstü kapalı olarak o sözcüğü ya da durumu anıştırmak için söylenir. "Aaaa şey, eng beng dedim ama aramızdaki ilişkiyi tam anlatamadım. "
ENGEREK: (i)-Erkeklik organı, penis.
ENİŞTEN ETMEK: (d)-Bir şeyi başından atmak, savuşturmak.
ENİŞTENİN AYRANI: (d)-Aslı olmayan söz. Hayali hikaye.
ERİL UYDU: (d)-Koca.
ERKEĞE YUMUŞAK OLSUN YETER: (d)-Erkeklerin cinsel ilişki için çok az kuralları olduğunu, seçici olmadıklarını anlatmak için söylenir.
ERKEĞİN Bİ KENDİ Bİ SİKİ: (d)-Erkeklerin cinsel zevklerini ve kendilerini her şeyden çok önemsediklerini anlatmak için alay yollu olarak kullanılır.
ERKEĞİN İYİSİ TAŞAĞI KILLISI: (d)-Cesur erkekler için söylenir.
ERKEĞİN KILLISI HAZRETİ AYIDAN: (d)-Kıllı erkekleri ayıya benzeterek aşağılamak için söylenir.
ERKEK FATMA: (d)-Davranışlarıyla kaba saba ve küfürlü konuşan kadın.
EROJEN BÖLGELERİ TİTREMEK: (d)-(fr.-türk.)-Cinsel açıdan etkilenmek, cinselliği uyanmak.
ERSEK: (i)-Erkek isteyen kadın.
ERSEMEK: (f)-Erkek istemek.
ESAS KIZ: (d)-(o.k)-Filmlerde başrol oynayan kadın. & Bir dedikoduya konu olan kadın.
ESAS OĞLAN: (d)-(o.k)-Filmlerde başrol oynayan erkek. & Bir dedikoduya konu olan erkek.
ESİR ALMAK: (d)-(o.k)-Bir kimseyi kendisini dinlemek zorunda bırakmak. "Beni bir saat esir aldı, öyle olmuş da böyle olmuş diye bir sürü hikaye anlattı. "
ESKİ AMLA YENİ SEFA SÜRMEK: (d)-Yaşlı kadının yeni cinsel hazlar keşfetmesi durumunda alay yollu olarak kullanılır.& Eski olanaklarla yenilik yaratmak.
ESTETİĞİNİ BOZMAK: (d)-Bir kimsenin güzelliğini yok etmek. & Bir kimseyi dövmek.
EŞEĞİN AMI: (d)-"O kadar da değil"anlamında bir durdurma ve hakaret sözü olarak kullanılır. & Hiç.
EŞEĞİN AMINA SU KAÇIRMAK: (d)-(o.k)-Bir kimseyi anlamadığı bir konuda aydınlatmak. Uyandırmak. & Dozunu kaçırmak, abartmak, fazla ileriye gitmek.
EŞEĞİN BOKU: (d)-Hakaret amacıyla kullanılır.
EŞEĞİN BOKUNU ALMAK: (d)-Hiçbir şey elde edememek. "Sen daha çok beklersin, anca eşeğin bokunu alırsın anam. "
EŞEĞİN KUYRUĞU GİBİ NE UZAR NE KISALIR: (d)-(o.k)-Bir kimsenin gelirinin ve statüsünün artmadığını anlatmak için söylenir.
EŞEĞİN ÖN KOLU: (d)-Sevimli bulunan bir kişiye sempatiyle söylenir.
EŞEK CİLVESİ: (d)-Kaba kimsenin nazlanması.
EŞEK ÇÜKÜ KADAR: (d)-Çok büyük şeyler için kullanılır.
EŞEK MARULU: (d)-İşe yaramaz şey ya da kimse.
EŞEK ÖLMEDEN SİKİ GÜLMEZ: (d)-(o.k)-Bir kimsenin ölmeden rahata kavuşamayacağını anlatmak için söylenir. & Çok uzun sürecek şeyler için"ooo eşşek ölecek de siki gülecek"şeklinde de kullanılır.
EŞEK SİKİNE KELEBEK KONMUŞ GİBİ: (d)-Birbirine yakışmayan çiftler için söylenir. Erkek çirkin ve kaba, kadın ise çok güzelse bu durumda kullanılır. & Uyumsuz nesneleri işaret etmek için de kullanılır.
EŞEK ŞAKASI: (d)-(o.k)-Hiç hoşa gitmeyen şaka.
EŞEK ŞANSI: (d)-(o.k)-Çok şanslı olmak.
EŞEKTE TAŞAK GÖRMEMEK: (d)-Görgüsüz ve meraklı kimselerle alay etmek için söylenir. "Ne lan öyle eşekte taşak görmemiş gibi atılıyorsun!”
EŞELENMEK: (f)-Bir kimsenin başkalarının canını sıkacak hareketler yaptığını, tepki çekecek davranışlarda bulunduğunu anlatmak için kullanılır.
ET LOKANTASI: (d)-Genelev.
ET PARÇASI: (d)-Erkeklik organı, penis.
ET VERİYORSUN YİYOR: (d)-Kadının cinsel açıdan pasif pozisyonunu anlatmak için alay yollu olarak kullanılır.
ETEĞİ BELİNDE: (d)-Becerikli kadın. & Sürekli cinsel ilişkiye hazır kadın.
ETEK İNDİRMEK (KALDIRMAK): (d)-Cinsel ilişki isteğini göstermek.
ETEK TRAŞI: (d)-Erkeğin cinsel organı çevresindeki kılları kesmesi.
ETEK TRAŞINI BEN YAPAYIM: (d)-Erkeğe, onu elle cinsel olarak uyarma isteğini anlatmak için söylenir.
ETEKLERİ ZİL ÇALMAK: (d)-Bir şeye çok sevinmek.
ETİNDEN SÜTÜNDEN KILINDAN TÜYÜNDEN: (d)-Bir kimseden ya da durumdan fazlasıyla yararlanıldığını anlatmak için alay yollu olarak kullanılır.
ETİNİ ET ETMEK: (d)-Çok fedakarlık etmek. "Ben sana etimi et ettim de gene yaranamadım. "
ETTEN DUVAR: (d)-Kıskanç koca ya da sevgili.
ETYEMEZ: (d)-Frijit. Cinsel açıdan isteksiz, soğuk kadın.
EV HAŞERESİ: (d)-Çocuk.
EV SAHİBİ BELLİ Mİ: (d)-Hamile kadına çocuğun kimden olduğunu sormak için alay yollu olarak kullanılır.
EV SÜPÜRENDE BULDUM EŞEK SİKİNİ, ASTIM BOYNUMA DEĞDİ DINCIĞIMA: (d)-Bir kimseye hakaret edip onu aşağılamak için söylenir. & Hayatta çok şey gördüğünü çok şey bildiğini anlatmak için alay yollu olarak söylenir.
EV SÜPÜRGESİ: (d)-Ev kadını.
EV ZARARLISI: (d)-Misafir.
EVDE BOKU PİŞER DIŞARDA SİKİ ŞİŞER: (d)-Gözü dışarıda olan erkekler için alay yollu olarak kullanılır.
EVDİN EVDİN VARAMADIN, MENZİLE EVDİĞİNDEN EVDE KALDIN ÜNZİLE: (d)-Evlenmek için acele eden kişinin aceleciliği yüzünden emelini gerçekleştiremediğini anlatmak için söylenir.
EVİN SUYU: (d)-Ersuyu, meni, sperm.
EVLADI OLAN OTLA DA KONUŞUR BOKLA DA: (d)-Çocuğu olan kimselerin çocuğu için çok şeyle ilgilenmek zorunda kalacağını anlatmak için söylenir.
EVLAT ACISI GİBİ KOYMAK: (d)-(o.k)-Bir şeyin çok pahalı olduğunu sonradan anlayıp üzülmek. & Bir şeye sonradan çok üzülmek.
<< A B C Ç D F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z >>