Make your own free website on Tripod.com

 

 

<<    A B C Ç D E G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z    >>

 

F

 

FAGOT: (i)-(fr)-Kötü giyinen erkek.

FAİDELİ ZARARLAR: (d)-Kadınların giyim kuşam alışverişi. & Başkalarına göre müsriflik olarak değerlendirilen alışveriş.

FAKFAK: (i)-(ono)-Cilveli kadın.

FAKO FAK: (d)-(ing.)-"Siktir git"anlamında kullanılır.

FALLOŞ: (i)-ve (s)-Sonuna kadar açık, apaçık. & Yalakalık yapan kimseler için alay yollu olarak kullanılır.

FANFİLLİ: (d)-Çok süslü püslü ve rüküş kadın.

FANİLYASI FAMİLYASI: (d)-Bir kimsenin ailesine çok bağlı olduğunu anlatmak için söylenir. "Bizim Hüsam’ın fanilyası familyasıdır. Onları birbirinden ayıramazsın şekerim”.

FANTAZYİK: (i)-ve (s)-(yun.)-Hayali şeyler ya da hikayeler.

FANTAZYİK MACERA: (d)-(yun.-ar.)-Platonik aşk. Karşılıksız, tek yanlı aşk macerası.

FARAŞ: (i)-(ar.)-Vajina, dişilik organı. & Doğumlarla ya da başka nedenlerle genişlemiş vajina.

FARAŞA: (i)-Cinsel ilişkiye hazır olduğu mesajını veren kadın. "Faraşa köşeden adamı kesiyordu. "

FARE DÜŞSE BAŞI YARILMAK: (d)-(o.k)-Buzdolabının ya da mutfak dolaplarının boş olduğunu anlatmak için kullanılır.

FARE KAPANI: (i)-Yapay dişilik organı, plastik vajina.

FARI ÇÜRÜMEK: (d)-Kadının göğüslerinin pörsümesi.

FASULYEDEN MAĞMELER: (d)-Lüzumsuz ve anlamsız gevezelik.

FASULYENİN FAYDALARI: (d)-(o.k)-Lüzumsuz bilgiler. & Asıl amacından sapan sohbet için alay yollu olarak kullanılır.

FASULYEYİ ÇARIĞA BASMAK: (d)-Çok para biriktirmek. "Bakıyorum fasulyeyi çarığa basmışsın, artık seni de mi düşünelim. "

FAŞ ETMEK: (d)-Bir şeyi açıklamak, ortaya dökmek.

FAŞİGE: (i)-(ital.)-Faşizm yanlısı kadın.

FAY HATTI KIRILMAK: (d)-(o.k)-Depresyona girmek. "O olaydan sonra fay hattı kırıldı, bir daha da kendine gelemedi. "

FAZLA BAĞIRMA PIRT YAPARSIN: (d)-Sesini fazlasıyla yükseltenlerle alay etmek için söylenir.

FAZLALIK (i)-Erkeklik organı, penis.

FELEĞİN KIZI OĞLU KIRILSIN: (d)-Kaderini beğenmeyenler, başına gelenlerden şikayetçi olanlar tarafından söylenir.

FEMİNOŞ: (i)-(fr.)-Feminist. Kadın savunucusu.

FENASİ KERİMCİK (FENASİ KİNKEL): (d)-Cinsellikle ilgili olarak üretilen özel adlardan. Kadınlarla girdiği cinsel ilişkileriyle övünen erkeklerle alay etmek için söylenir.

FERMUARI ÇEKMEK: (d)-(fr.-türk.-f.)-(o.k)-Ölmek.

FEYLİNE BAKMAK AMINA TAKMAK: (d)-Kötülük düşünen kimsenin kötülük bulduğunu anlatmak için kullanılır. "Tabii kızım ben buna inanırım, bir kadının feyline bakan amına takar. "

FILDIŞ: (d)-Açıkgöz kişi.

FIRANKENŞITAYNIN GELİNİ: (d)-Çok çirkin kadın.

FIRINCININ OĞLU MEKTUP YAZMIŞ: (d)-Ekmeklerin üzerindeki etiketler için söylenir.

FIRT FIRT ÇIKMAK: (d)-Olur olmaz yerde konuşmak.

FIRTLAMA: (i)-ve (s)-Açıkgöz çocuk.

FISKİYE: (i)-(ar.)-Erkeklik organı, penis.

FISTIĞI YEŞİL: (d)-Değerli ve bulunmaz kadın.

FISTIKİ MAKAM: (d)-Yavaştan alınan işler için söylenir.

FIŞKI: (i)-(o.k)-Kötü ve sevimsiz kimse. & Bok.

FITTIRİ FITTIRİ GÜZELLİĞİM BENİ SATTİRİ : (d)-Bir kimsenin güzelliği nedeniyle her zaman istendiğini anlatmak için söylenir.

FITTIRIK: (i)-(o.k)-Deli, çılgın.

FİK FİK: (d)-(ono)-Cinsel ilişki kurmak.

FİKFİKİNİK: (d)-(ono)-Seksi iç çamaşırı.

FİKİFOTO: (d)-Cinsel ilişki kurmak.

FİKRİ FİRARDA OLMAK: (d)-Hayal kurmak, hayal dünyasına dalmak.

FİKS: (i)-ve (s)-(o.k)-(ing)-Kesinlikle, mutlaka. & Tek.

FİKSİK: (d)-Cinsel ilişki kurmak.

FİLANCALA: (d)-Ev kadını.

FİLETO: (i)-(ital.)-Üçgen vücutlu erkeğin göğüs kasları.

FİLİ FORTİNGEN ENİŞTEN: (d)-Geçmiş aşk hikayesinin erkek kahramanı.

FİLİT SIKMAK: (d)-Bir durumu ya da ilişkiyi bozmak. "Sen de hiç acımadan gittin onlara filit sıktın öyle mi! Aşk olsun. "

FİLSİNİRİ: (d)-Çok katı ve keskin dilli kişi. & Kırbaç.

FİNANS CİNİ: (d)-Borsa ve para daleveralarına kendini fazla kaptırmış kimseler için alay yollu olarak kullanılır.

FİNGİRNOZ: (i)-ve (s)-Çok hareketli ve yerinde duramayan kadın.

FİNNARİ KAKARASKADA OTURMAK: (d)-Çok uzakta, merkezin epey dışında oturmak.

FİRİ TAKILMAK: (d)-(ing.-türk.f.)- Erkek arkadaş, koca ,ya da sevgilisi ile dolaşmayan kadınlar için kullanılır. & Serbest davranmak.

FİRİCİĞİM: (ü)-(ing.-türk.e)- Bekar ya da dul kadınlar arasında senli benli hitap biçiminde kullanır.

FİŞKEK: (i)-Kin. & Bir kimseyi kışkırtmak. & Ersuyu, sperm, meni.

FİTİFİTİ: (d)-Cinsel ilişki, seks.

FİTİLİ AL ATEŞİ SAL: (d)-Bir erkeği ayartmak. & Bir konuda bir kimsenin kışkırtıldığını anlatmak için söylenir. "Sen böylesin işte şekerim. Fitili al ateşi Sal. Ne var biraz anlayıp dinlesen. "

FİY YEMEK: (d)-Zorda kalmak.

FONDİP: (d)-(alm.-türk.e.)-Kadının cinsel ilişkide doğum kontrolü yapmadan erkeğin menisini içine boşaltmasına izin vermesi.

FORDÇU: (i)-Kalabalık yerlerde daha çok toplu taşım araçlarında kadınlara sürtünerek cinsel doyum elde etmeye çalışan erkek.

FORDİYECİ: (d)-(fr.-türk.-e.)-Kalabalık yerlerde erkeklerin kendilerine sürtünmesinden hoşlanan kadın.

FOSEPTİĞİ ÇIKMAK: (d)-Niteliğini yitirmek, kötüleşmek, tekrarlana tekrarlana anlamını yitirmek. "Aman sen de herşeyin foseptiğini çıkarana kadar uğraşırsın. "

FOSER: (i)-Yalancı koca.

FOTOFOS: (d)-Sonu gelmeyen aşk hikayesi. "Onların hikayesi biz evlenecekler diye beklerken, fotofos. "

FRAMBUAZLI KEK: (d)-Zeki görünen ama aptal ve kullanıma açık kimse.

FRANSIZ MUCUKU: (d)-Öpüşürken diliyle partnerinin ağzının içini okşamak.

FUKARA SÜMÜĞÜ GİBİ DUVARA YAPIŞTIRMAK: (d)-(o.k)-Bir kimseyi dövmek ya da hakaretle sindirmek.

FUL CASUS: (d)-(ing.-ar.)-Her şeye karışan meraklı komşu kadın. & Bilgili görünen cahil kimse.

FUL MUAMELE: (d)-Cinselliğin tüm boyutlarıyla, bütün yatak oyunlarıyla gerçekleştirilmesi anlamında söylenir.

FULARCI: (d)-Travestilerle ya da transseksüellerle cinsel ilişkiye girmekten hoşlanan kadın.

FUZULİ İŞGAL: (d)-(ar.-ar.)-Keyif alınmayan ya da beğenilmeyen kimselerle girilen cinsel ilişki.

FÜLFÜLE: (d)-(ono)-Kendi keyfine çok düşkün kişi.

FÜZDÖN: (d)-Saçına fön çektirmek.

FÜZELERİ ATEŞLEMEK: (d)-(ar.-fars.-türk.e.)-Kadının cinsel açıdan uyarılıp göğüs uçlarının sertleşmesi.

 



<<    A B C Ç D E G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z    >>