Make your own free website on Tripod.com

 

 

<<    A B C Ç D E F H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z    >>

 

G

 

G NOKTASINA GİTMEK: (d)-Cinsel açıdan zevk almak için uğraşmak. "O gece ikimiz de çok uğraştık ama sonunda G noktasına gitmeyi de başardık. "

GAGALAMAK: (f)-(o.k)-Bir kimseye iğneleyici laf söylemek, hakaret etmek.

GAK GAK GUBARAK: (d)-Hiçbir şeyi dert etmeden gezip dolaşmak, gününü gün etmek.

GALAKSİNİN ANGUTU: (d)-(fr.-türk.)-Çok aptal ve bön kimse.

GARANTİ SÜRESİ DOLMAK: (d)-Bir şey ya da kimseyle ilişkisini bitirmek. "Tamam aslanım dedim, senin garanti süren doldu, bana yaramazsın. "

GARANTİLİ ORGAZM: (d)-(fr.-yun.)-Vibratör kullanmak.

GARDİYAN: (i)-(ital.)-Çocuklarını ve kocasını sıkı disiplin altında tutan kadınlar için kullanılır.

GARK OLMAK: (d)-(o.k)-Bir şeye doymak. & Bir şeyle fazlasıyla meşgul olmak. "Biz de o gece iyice Türkiye meselelerine gark olduk. "

GAYDIRIGUPPAK: (d)-(o.k)-Uyduruk ve değersiz şey.

GAZ: (i)-(o.k)-Lüzumsuz şey. & Yalan, boş laf.

GAZ YAPMAK: (d)-(o.k)-Bir kimseyi çekememek, kıskanmak.

GAZINI ALMAK (ÇIKARTMAK): (d)-Bir kimsenin sıkıntılarını dinleyip onun hoşuna gidecek biçimde davranmak. "Bari gazını alayım da üzerime saldırmasın dedim. Sabaha kadar onun gönlüne göre gittim. "

GEBE KALMAK: (d)-(o.k)-Bir kimseye borçlu kalmak.

GEBERİK: (i)-Kötü ve ne yapacağı önceden kestirilemeyen kimseler için aşağılama sözü olarak kullanılır.

GEÇ GEBER: (d)-Hapşıran bir kimseye"çok yaşa"demek için şaka yollu olarak kullanılır. "

GEK GEK GERİNMEK: (d)-Bir şeyle çok övünmek, kasım kasım kasılmak.

GELENLER GELMEK: (d)-Çok kızmak ve sinirlenmek. "Bana gelenler geliyor ama, sinirimi bozma”.

GELGEÇ İŞİ: (d)-Rasgele kurulan tek gecelik cinsel ilişki.

GELİN DE SIÇAR AMA KOCAKARI DAHA USTURUPLU SIÇAR: (d)-Yaşlıların yol yordam bildiğini, tecrübeyi anlatmak ya da bununla alay etmek için söylenir.

GELİN OLMAK İSTEYEN KIZ ÖLEYİM DERMİŞ: (d)-Genç kızların evlenmek isteğini anlatmak için söylenir.

GEMİ GEVREMEK: (d)-Çok acıkmak, açlıktan ölecek gibi olmak. "Ben de sabahtan beri ağzıma bir lokma koymadım, gemim gevredi. "

GEMİCİ DÜĞÜMÜ ATMAK: (d)-Bir kimseyi kendisine bağlamak. & Bir erkeğin cinsel hayatının bitmesi.

GENÇ KATIR SERT OSURUR: (d)-Genç erkeklerin inatçı ve kaba olduğunu anlatmak için söylenir.

GENERAL: (i)-(fr.)-Hamileliğinin son aylarında karnı iyice büyümüş ve gerine gerine yürüyen kadın.

GERGEDAN DERİSİ (GERİSİ): (d)-Çok sert ve yaşlanmış yüz. & Çok zor iş.

GERİ: (i)-Aptal ve bön kimse.

GERİ ÇEKMEK: (d)-Erkeğin cinsel ilişki sırasında kadının cinsel organına değil de dışarıya boşalması.

GERMEK: (f)-Bir kimseyi sinirlendirmek. Gerilim ve stres içine sokulmak.

GES TİP: (d)-Çirkin ve bön kimse.

GEVERE GEVERE: (d)-Pervasızca ve"gerine gerine"anlamında söylenir. "Ahmet öyle gevere gevere konuşmuyor mu, şeytan diyor kalk bir tane geçir. "

GEVREMEK: (f)-Bir şeyin yokluğunu çekmek. "Ayol ben de iki senedir sevgilisizlikten gevredim be. "

GEVŞEK MALZEME: (d)-Ereksiyon sorunu yaşayan erkeklik organı, penis.

GEYİĞE SARDIRMAK: (d)-(o.k)-Boş gevezelik yapmak.

GEYİK ETİNE GİRMEK: (d)-Ergenlik çağına girmek.

GEYİKLERİ SUYA SALMAK: (d)-Haddinden fazla saçma sapan konuşmak.

GICIRI BÜKME: (d)-Zorlama. Zoraki şeyler ya da durumlar için kullanılır. "Çok balık sanma. Epey gıcırı bükme bir konuya el attın. "

GIDI BOKU: (d)-Gereksiz ve lüzumsuz şey.

GILLİ GILLİ GILLİ FOTA: (d)-(çerkezc.)-"Bana ne","beni ilgilendirmez", anlamlarında söylenir.

GILMAN: (i)-Çok kıllı erkek.

GIRLA GİTMEK: (d)-(o.k)-Çok ve sürekli yinelenen şeyler için söylenir.

GİREN SİK, ÇIKAN SİK, ARKADA DURAN SİK: (d)-Erkeklerin cinsel istekleri ile her zaman kadın peşinde olduklarını, onları rahatsız ettiklerini anlatmak için söylenir.

GİT GELMEK: (d)-(o.k)-"Gidiyorum, gideceğim"anlamında söylenir. "Hadi bana git geldi. Sizlere iyi akşamlar, öpsün sizi tavşanlar. "

GİT, GİTTİĞİN YERDEN MANZARALI KART AT: (d)-Gideceği tehdidinde bulunan kimselere alay yollu olarak söylenir.

GİT KENDİNİ DÜZDÜR: (ü)-"Defol, ne yaparsan yap"anlamında bir baştan savma sözü olarak söylenir.

GİZLENECEK GELİNDEDİR: (d)-Bir kimsenin açıklama yapmaktan çekinmemesi gerektiğini anlatmak için söylenir. "Tamam anladık lan bu kadar sırra ne gerek var. Benim bildiğim gizlenecek gelindedir. "

GİZLİ BOĞAYA GELEN AÇIK DOĞURUR: (d)-Gizli işin sonucunun eninde sonunda açığa çıktığını anlatmak için kullanılır.

GODAMIŞ: (i)-(gaude mike-"Bana haz veriyor"-lat.)-Ihlamur ağacından yapılmış yapay penis, vibratör.

GOT GOT ETMEK: (d)- Homurdanmak, ileri geri konuşmak.

GOV: (ü)-(gürc)-"Yahu"anlamında söylenir.

GÖBEK GÖBEĞE YAPMAK: (d)-Sıkı sıkı sarılmak. "Hadi gel göbek göbeğe yapalım. "

GÖBEKTEN: (d)-(o.k)-Bir şeyin tam ortası.

GÖBELEK: (i)-Aptal ve bön kimse.

GÖÇÜKLERDE OLMAK: (d)-(o.k)-Kaybetmek. & Para kaybetmek. Parasız kalmak.

GÖKTEN TAŞAK YAĞMAK: (d)-Bir yerde çok sayıda cinsel açlık çeken erkek olduğunu anlatmak için kullanılır. Abazan bolluğu.

GÖKTEN YARAK YAĞSA SANA BAKMAK DÜŞER: (d)-Bir kimsenin cinsel ilişki konusunda talihsiz olduğunu anlatmak için kullanılır.

GÖKTEN YARAK YAĞSA YERDEN SEKER KIÇINA GİRER: (d)-(o.k)-Bir kimsenin cinsel ilişki kurmak konusunda talihsiz olduğunu anlatmak için söylenir. & Kısmetsizlik.

GÖLGE YAPMAK: (d)-Cinsel ilişki kurmak. "‘Hadi gel gölge yapalım’ diye aldı oğlanı odasına. "

GÖMMEK: (f)-(o.k)-Bir kimseye kötülük etmek. & Bir kimseyi bütünüyle unutmak.

GÖMÜ: (i)-Vajina, dişilik organı.

GÖRDÜN BİR SİK KOPAR DA ÖYLE ACI: (d)-Erkeklere acımamak gerektiğini anlatmak için söylenir.

GÖRÜNTÜ EFEKTİ YARATMAK: (d)-(türk.-ing.-türk.f.)-Makyaj yapmak.

GÖRÜNTÜ KİRİ: (d)-Çirkin şey ya da kimse.

GÖRÜNTÜ VAR SES YOK: (d)-İyi giyimli, yakışıklı fakat kültürsüz ve aptal kimse.

GÖRÜRSÜN ANANINKİNİ: (d)-(o.k)-Bir kimsenin bir şeyi elde etmesinin imkansızlığını veya riski anlatmak için kullanılır.

GÖSTERE GÖSTERE: (d)-Bir kimsenin inadına, ona nispet yapa yapa yapılan şeyleri anlatmak için kullanılır.

GÖSTERİP VERMEMEK: (d)-(o.k)-Bir kimsenin cinsellikle ilgili vaatlerde bulunup bunları gerçekleştirmemesi.

GÖT ALTINDA SIÇMAK: (d)-Çok zor durumda kalmak. "O gün sen beni görsen ağlardın, yemin ediyorum göt altında sıçtım. "

GÖT DEVİRMEK: (d)-(o.k)-Keyif yapmak.

GÖT FERAH: (d)-İç çamaşırı giymeyenler için kullanılır.

GÖT GÖTE GİT ÖTE: (d)-Çok yakın ve sıkı fıkı ilişkilerin sıkıntı verdiğini anlatmak için söylenir.

GÖT KIZIL: (d)-"Param yok"anlamında kullanılır. "Bu aralar bizde göt kızıl”.

GÖT ÜSTÜ ÇAKILMAK: (d)-(o.k)-Gülünç duruma düşmek. & Hiç beklemediği bir zamanda ve yerde yenilmek ya da yanılmak.

GÖTE GİREN ŞEMSİYE AÇILMAZ: (d)-(o.k)-"İş işten geçtikten sonra yapılacak çare olmaz"anlamında kullanılır. & Her şeyin bir yeri var anlamında kullanılır.

GÖTE KÜSTÜ: (d)-Çok kısa etek.

GÖTE YAKIN DİYE KUYRUK YEMEMEK: (d)-(o.k)-Bir şeyi önyargıları nedeniyle reddedenlerle alay etmek için kullanılır.

GÖTLÜĞÜ DAR: (d)-(o.k)-Cimri kimse.

GÖTTE DURAN GAVARA OLMAK: (d)-Sözüne güvenilemeyen kişiler için söylenir.

GÖTTEN ÇÜK: (d)-Bir erkeği küçümsemek için söylenir.

GÖTÜ AÇIK KALMAK: (d)-(o.k)-Kötü rüya görenlerle alay etmek için söylenir. "Aman iyi kötü rüya görmüşsün ama aldırma, götün açık kalmıştır. "

GÖTÜ BAŞINDAN AĞIR: (d)- Akılsız, salak ve düşüncesiz kimse. & Koca götlü kimseler için alay yollu olarak kullanılır.

GÖTÜ ÇİÇEKLİ HIYAR: (d)-Aptal ve bön kimse.

GÖTÜ ÇIKMAK: (d)-Çok yorulmak.

GÖTÜ DONMAK: (d)-(o.k)-Çok üşümek.

GÖTÜ KURU: (d)-(o.k)-Yoksul ve çaresiz kimse.

GÖTÜ KÜLDE GÖNLÜ GÜLDE: (d)-Koşullarının çok üstünde hevesleri olan kimseler için söylenir.

GÖTÜ ŞALVARA GİRMEK: (d)-Bir konuda tahmininden fazla zorlanmak.

GÖTÜ YANMAK: (d)-(o.k)-Çok üzülmek.

GÖTÜ YANMIŞ İT GİBİ (GÖTÜ YANMIŞ KEDİ GİBİ): (d)-(o.k)-Çok dolaşan kimseler için alay yollu olarak söylenir.

GÖTÜ YARAĞA KISTIRMAK: (d)-Çok kötü bir durumda kalmak.

GÖTÜMDEN ÇIKTI BENİ BEĞENMİYOR: (d)-Çocukları kendilerini eleştirdiğinde anneler tarafından söylenir.

GÖTÜMDEN ÇIKTI Bİ GADA KİME GİDEM İMDADA: (d)-Kötü, hayırsız çocuk için kullanılır.

GÖTÜME BENZİYOR: (d)-Bir kimsenin çirkin olduğunu vurgulamak için söylenir.

GÖTÜME YER EDEYİM BEN SANA NELER EDEYİM: (d)-Önce alttan alıp durumunu sağlamlaştırınca saldırganlaşan kimseler için kullanılır.

GÖTÜMÜ ÖP: (d)-(o.k)-Bir kimsenin bütünüyle kendisine tabi olduğunu aşağılayarak anlatmak için söylenir.

GÖTÜMÜN KAŞIĞI: (d)-(o.k)-Bir kimseyi aşağılamak için kullanılır. "Götümün kenarı"vurgusuyla kendine denk görmediği kişiler için söylenir.

GÖTÜMÜN KENARI: (d)-(o.k)-Bir kimseyi aşağılamak, küçük düşürmek için kullanılır. Kendine denk görmediği kimseler için söylenir.

GÖTÜNDEN BAK KONYA GÖRÜNÜR: (d)-Çok zayıf kimse.

GÖTÜNE BAKA KALMAK: (d)-(o.k)-Bir şeyi kaybedenlerle alay etmek için kullanılır. "Sen de onun ardından götüne baka kaldın, ne bir şey diyebildin ne de yapabildin”

GÖTÜNE BULAŞTIRMAMAK: (d)-(o.k)-Bir konuda sorumluluk almamak.

GÖTÜNE GERMEK: (d)-Yeni bir şeyi sık sık giyinmek.

GÖTÜNE GİREN ÇIKANDAN HABERİ OLMAMAK: (d)-Bir kimsenin hesapsızca harcama yaptığını anlatmak için alay yollu olarak kullanılır.

GÖTÜNE GİRSİN: (ü)-Bir kimseye hakaret etmek için söylenir. & Bir şeyini veremeyen kimseler için alay yollu olarak kullanılır.

GÖTÜNE GÖRE DELİK BULMAK: (d)-Kendine uygun durum ve koşul bulmak.

GÖTÜNE GÜVENEN BORAZANCIBAŞI OLSUN: (d)-Bir işin zorluğunu ya da imkansızlığını anlatmak için söylenir.

GÖTÜNE MÜŞTERİ ÇIKMAK: (d)-Bir kimsenin şansının açıldığını anlatmak için söylenir.

GÖTÜNE OLUR SÜPÜRGEYİ BAĞLAMAK: (d)-Büyük işlere girişip başaramayanlar için alay yollu söylenir. & Taşıyamayacağı kadar büyük sorumluluk almak. "İyi de biz ne yapalım. O da götüne olur süpürgeyi bağlasaydı. "

GÖTÜNE TAKMAMAK: (d)-(o.k)-Bir şeyle hiç ilgilenmemek. & Söylenenleri kale almamak.

GÖTÜNE TEKME: (d)-(o.k)-Bir kimseyi kovalamak, baştan savmak.

GÖTÜNE YAMANMAK: (d)-Bir kişinin olanaklarından yararlanmak. Birisine muhtaç olmak.

GÖTÜNE YER YAPMAK: (d)-(o.k)-Bir konuda kendisine zemin hazırlamak.

GÖTÜNÜ AÇMAK: (d)-Bir kimsenin sırlarını başkalarına anlatmak. & Bir kimseden ayrılıp onun dedikodusunu yapmak. "Sen böylesin işte, birilerinin götünü açmayı pek seversin. "

GÖTÜNÜ KİRAYA VEREN ELİNİ KARŞI KOMAZ: (d)-Yapılan şeyin bedelini ödemek gerektiğini anlatmak için söylenir.

GÖTÜNÜ PARMAKLAMAK: (f)-Bir kimseyi cinsel açıdan kullanmak.

GÖTÜNÜ POYRAZA AÇMAK: (d)-(o.k)-İşsiz ve parasız kalmak.

GÖTÜNÜ SANA MI YÜKLÜYOR KENDİ TAŞIYOR: (d)-Şişman kimseler için alay yollu olarak kullanılır. & Zaman zaman da şişmanlarla alay edenlerle dalga geçmek için söylenir.

GÖTÜNÜN ÇİVİSİ ÇIKMAK: (d)-Arsızca ve namussuzca davranmak.

GÖTÜNÜN DELİĞİNİ BİLMEMEK: (d)-Bir kimsenin hesabını bilmediğini anlatmak için söylenir.

GÖTÜNÜN HALKASI ÇIKMAK: (d)-Edepsiz ve arsız kimseler için söylenir. & Cinsellik konusunda iyice azıtmış kimseler için alay yollu olarak kullanılır.

GÖTÜNÜN HANGİ LOBUNDAN UYDURMAK: (d)-Bir kimseye,"uydurma, ben kanmam"anlamında alay yollu olarak söylenir. "Tamam anladık anlamasına da götünün hangi lobundan uydurdun sen onu söyle. "

GÖTÜNÜN KAŞINDA: (d)-Çok kısa etek.

GÖTÜYLE GÖĞE ÇIKMAK: (d)-Hayalinde büyük işler başardığını düşünen kimseler için alay yollu olarak söylenir.

GÖZÜ AÇILMADIK SIĞIRCIK YAVRUSU: (d)-Hiçbir şey bilmeyen toy kişi.

GÖZÜ GÖTÜNE (GÖZÜN GÖTÜME): (d)-Bir kimseye hasetle bakanlara söylenir.

GÖZÜ SÜRMELİ OLMAK: (d)-(o.k)-Taraflı kimseler için kullanılır. "Bırak canım, onlar mahkemeye gözü sürmeli şahit getirmişler, bir de hak yerini buldu mu diye soruyorsun. "

GÖZÜNE HARLAMAK (GÖZÜNE HOPLAMAK): (d)-(o.k)-Bir kimseye hakaret etmek. & Bir kimseyle aniden kavgaya tutuşmak.

GÖZÜYLE SİKMEK: (d)-Bir kimseyi bakışlarıyla cinsel açıdan taciz etmek.

GUGUKLU MU?: (d)-Bir şeyin en değerli şekli ya da tarafı. "Bakıyorum yerlere göklere koyamıyorsun. Söyle bari guguklu mu?”

GULU GULU DANSI: (d)-(o.k)-Bir grup insanın bir kimsenin kötülüğünü istediğini anlatmak için söylenir.

GURURGASI EĞRİ: (d)-Gurursuz ve haysiyetsiz kimse.

GUY: (i)-Erkek eşcinsel. Homoseksüel.

GÜLE GÜLE GÜREŞMEK: (d)-Bir düşmanıyla dostmuş gibi davranıp rekabeti sürdürmek. "Haminnem öyle yapmış, görümceleriyle güle güle güreşmiş sonunda kaynanasını da yola getirmiş. "

GÜMÜŞ: (i)-Yakışıklı delikanlı.

GÜN ÇALMAK: (d)-Sıkıntılarını atmak, rahatlamak, huzura kavuşmak.

GÜN GÖRMEMİŞ AM (GÖT): (d)-Cinsel açıdan mutlu olunmadığını anlatmak için söylenir.

GÜNAH: (i)-(fars.)-Bir kimsenin çocukları ve kocası. "Bana kalsa ben her yere giderim ama ne yapayım ki günahlarım koymuyor. & Borç.

GÜNAHIM BOYNUNA SOYUN GİR KOYNUMA: (d)-Bir kimseden hakkı olmayan bir şeyi yüzsüzlük yapıp istemek için şaka yollu olarak kullanılır.

GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ: (d)-Sütyen.

GÜNEŞTEN GÖMLEKLİ: (d)-Avare. Başıboş ve mutlu insan.

GÜVERCİN BOKU: (d)-Hiçbir şeye karışmayan kimseler için alay yollu olarak söylenir.

GÜVERCİN DANSI: (d)-Kur yapmak.

 



<<    A B C Ç D E F H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z    >>