<< A B C Ç D E F G H I İ J K M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z >>
L
LABUZİTTİN: (i) - Deli, çılgın ve güvenilmez erkek.
LAF BİLMEZ GÖT SİLMEZ: (d) - Söylediği sözün nereye gittiğini düşünmeyen, boşboğaz kimselerle alay etmek için söylenir.
LAF SARKITMAK: (d) - (o.k) - Sohbeti başlatmak için laf atmak. & Bir kimseye lafla sataşmak. "Sana o kadar laf sarkıttık gene de tek söz alamadık ağzından."
LAFA TAKMAK: (d) - (o.k) - Birini ilgisini çeken hikayelerle oyalamak. Bir kimsenin ilgisini başka şeylere yönlendirmek. "Beni lafa taktı, bir yandan da masanın altından öteki karıyı ayartıyormuş."
LAFI GÖTÜNDEN SAMANLAMAK: (d) - (o.k) - Kendisine yapılan bir hakareti cevapsız bırakmak, bir küfürün karşılığını verememek.
LAFIN KUBBESİNİ YIKMAK: (d) - (o.k) - Etkileyici konuşmak. "Bizimki bir döktürmeye başladı mı tutabilene aşkolsun, lafın kubbesini yıkar."
LAFINI BİLMEYEN ÇAVUŞLAR DÖNER GÖTÜNÜ AVUÇLAR: (d) - Sözlerinin nereye gittiğini düşünmeden konuşan kimselerle alay etmek için söylenir.
LAĞIM FARESİ: (d) - (yun. -türk.) - Pornografik yayın meraklısı erkek.
LAHANA: (i) - Dişilik organı, vajina.
LAHANA BEBEK: (d) - Kışın çok üşüyen ve üst üste giyinen kimse.
LAHANAYI GÜL DİYE YUTTURMAK: (d) - Bir kimseyi kandırmak, gözünü boyamak. "Senden korkulur ayol sen adama lahanayı gül diye yutturursun."
LAKERDA: (i) - Akıllı ve güzel kadın.
LAMBADANK: (ü) - (o.k) - Aniden gelişen şey. & Tam yerine yerleşen söz ya da durumlar için söylenir. "Bir laf söyler lambadank."
LAMBANIN CİNİ: (d) - Erkeklik organı, penis.
LANET HALKASI: (d) - Evlilik yüzüğü.
LANGA HIYARI: (d) - Aptal ve bön erkek.
LAPACI: (i) ve (s) - Çok yiyen, miskin, hızlı hareket edemeyen kimse.
LASTİK PATLAK OLMAK: (d) - Parasız kalmak. & İşsiz kalmak. "Bu aralar bizde lastik patlak, beş kuruş verecek halim yok."
LAYLAYLOM: (d) - (ono) - Hiçbir şeyi dert etmeyip rahatını bozmamak. & Havadan sudan konuşmak.
LAZER: (i) - (ing.) - Aptal ve bön erkek.
LAZİKO: (i) ve (s) - Aptal ve bön kimse. & Lazlar için alay yollu olarak kullanılır.
LEBLEBİ ÇEKİRDEK - (LEBLEBİ ŞEKER): (d) - Kolay iş veya kolay ilişki. "Ayol o da ne ki senin için iş mi, leblebi şeker."
LEĞENÇE: (i) - Kalçalar, kıç, göt.
LEPTOP: (i) - Erkek eşcinsel.
LEŞ: (i) - Eski sevgili. "Feza'nın tam yirmiyeydi leşi varmış. Ne kadın be adam yiyen çiçek valla."
LEYDİ Dİ: (d) - Güzel ama şanssız kadın. & Kibarlık ve asalet budalası kadın.
LEYLEĞİN ATTIĞI YAVRU: (d) - İstenmeyen kimse.
LEZBİŞ: (i) - Kadın eşcinsel.
LEZİK: (i) - Erkeklik organı, penis. & Bir şeyin lezzetli olduğunu ima etmek için söylenir.LEZZOŞ: (i) - Kadın eşcinsel.
LİLİPUT: (i) - Erkeklik organı, penis. Küçük boy penisler için söylenir.
LİNGİ LİNGİ: (d) - (ono) - Neşeli müzik.
LOBUT: (i) - Erkeklik organı, penis.
LOKMA: (i) - Erkeklik organı, penis.
LOKUBİ ÇUKUBİ: (d) - Çok tatlı ve güzel kişi. "Benim bir tane oğlum varmış hem lokubiymiş, hem çukubiymiş..."
LOKUM: (i) - Erkeklik organı, penis.
LOLİ: (i) - Yaşı küçük ama cinsel açıdan çekici ve cazibeli kız.
LOLİPOP: (i) - Erkeklik organı, penis.
LOP: (i) - Aptal ve bön kimse.
LOP ET: (d) - Erkeklik organı, penis.
LÖNGÜRDEK: (i) - (o.k) - Oturduğu yerden kalkamayan şişko ve tembel kimse.
LÖP LÖP ET OLSUN - (LOP LOP ET OLSUN): (d) - (o.k) - "Afiyet olsun"anlamında kullanılır.
LUGAT PARALAMAK: (d) - (ar. - türk. f.) - (o.k) - Yerli yersiz, büyük ve entelektüelce laflar etmek. & Kitabi konuşmak.
LUZUMSUZ İŞLER MÜDİRESİ: (d) - Kendisini ilgilendirmeyen işlere karışan, alakasız şeylerle uğraşan kimseler için alay yollu olarak kullanılır.
LÜKS NERMİN: (d) - (ing. - türk. i.) - Süslü püslü, gösterişli ve pahalı giysiler giyen kadın.
LÜLE: (i) - Erkeklik organı, penis.
LÜPÜÇ: (s) - Çok ıslak. & Çok kısa süre önce cinsel ilişki kurmuş olmak. "Lüpüç olmuş bir de yok çamaşırımı değişmem diye ısrar ediyor."
<< A B C Ç D E F G H I İ J K M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z >>