Make your own free website on Tripod.com

 

 

<<    A B C Ç D E F G H I İ J K L M N Ö P R S Ş T U Ü V Y Z    >>

 

O

 


O EL BELİ GEÇMEZ: (d) - Bir kimseye cinsel açıdan fazla ileri gitmemesi uyarısında bulunmak için söylenir. "Tamam ama koçum kendine sahip ol, o el beli geçmez."

O İŞ: (d) - Cinsel ilişki.

ODUN KUYRUK: (d) - (o.k) - İnatçı.

OFURDAK BURUN: (d) - Kibirli. "Amma da ofurdak burunsun be ananem, senin yanına yanaşaaabilene aşk olsun."

OĞLAN YATAĞI: (d) - Rahim.

OHUŞ!: (ü) - Cinsel ilişkinin hararetini anlatmak için söylenir. "Aman görsen bir kapıştılar... Ohuş yani!"

OKALİPTÜS: (i) - Aptal ve bön erkek.

OKAN CAMDAN BAKIYOR: (d) - (Her sözcüğün baş harfi atılarak anlaşılan şifreli söz) - Kadınların aylık kanaması, regl.

OKKALI: (d) - Çok büyük erkeklik organı, penis. & Ağır ve üzücü durumlar için kullanılır. "Geldi mi bana belanın öyle hafifi isabet etmez anam, okkalıdır benimkiler."

OKLAVA PARTİSİ VERMEK: (d) - Bir kimseden şiddet yoluyla öç aldığını anlatmak için kullanılır. "Ben de tabii bütün gece gözümü kırpmadan herifi bekledim, oklava partisi verecem ya."

OKLU KİRPİ: (d) - Sık sık sözleriyle başkalarını inciten, iğneleyici konuşan kimse.

OKSFORDCU: (d) - (ing. - türk. e.) - Toplu taşım araçlarında ya da kalabalık yerlerde bir kimseye sürtünerek cinsel haz elde etmeye çabalayan erkek.

OKŞİ: (d) - Okşayış.

OKŞİ ÇEKMEK: (d) - Bir kimseyi okşamak. "Gözümüzün önünde herif kıza okşi çekiyor, kız da mayışmış herifin kucağında oturuyor."

OKŞİSİZ KALMAK: (d) - Hiç kimse tarafından okşanmayan, sevgilisi olmayan kimselerle alay etmek için söylenir. "Bu aralar hem okşisiz hem manitasız kalmış da ondan yüzünü asıyor."

OLAYI: (i) - Argo deyim üretmek için kullanılır. "Sıçma Olayı","Okşi olayı"gibi...

OLKASIM: (d) - Orgazm olmak, cinsel doyuma erişmek.

OLSA DA SİKSE: (d) - Yaşlı erkeklerin genç karıları tarafından eşlerinin iktidarsızlığını anıştırmak için söylenir. "Amaaan vardık bir pinpona, bizimki olsa da sikse yani."

OLSUN DA ÇAMURDAN OLSUN: (d) - (o.k) - "Ne pahasına, nasıl olursa olsun" diyenlerle alay etmek için söylenir.

OMURİLİĞİ TİTREMEK: (d) - Bir şeyden çok etkilenmek. "Allah seni inandırsın, onu görünce bir hoş oluyorum, omuriliğim titriyor vallahi."

ON AMI OLSA BİRİSİNİ VERMEMEK: (d) - Bir kimseyi hiç çekici bulmadığını anlatmak için alay yollu olarak söylenir.

ON AYLIK: (d) - Kendini beğenip büyüklenen kimselerle alay etmek için söylenir.

ONBİRELLA: (i) - Geceleri erken yatan kimse.

ONBİRLİ: (i) - Küfürbaz kadın.

ONUNLA BOZMAK: (d) - (o.k) - Bir durum ya da kişiye kafayı takıp kinlenmek. "Ulan sen de benimle bozdun be, versem ne olacak!"

ORAL ÇEKMEK: (d) - (yun. - türk. f.) - Cinsel organları ağızla uyararak tatmin etmek.

ORAMAKOMA GÖTÜMEKOMA: (d) - Cinsellikle ilgili olarak üretilen özel adlardan. Japon isimlerine benzetilmiştir. & Japon erkek.

ORASI: (i) - Erkeklik organı ya da dişilik organı.

ORASINI KOPARIP YEDİRMEK: (d) - Bir erkeğe cinsel açıdan çok kızmak ve ceza vermek. "Ulan kızdırma beni diye tısladı kadın, orasını koparıp yediririm ben adama!"

ORASIYLA OYNAŞMAK: (d) - Erkeğin pantolonunun üzerinden cinsel organını düzeltmesi.

ORDAN ÇOCUK OLMAZ YANLIŞ YOLDASIN: (d) - Otobüste veya kalabalıkta kadınlara sürtünerek cinsel haz elde etmeye çalışan"fordçu"erkekler için alay yollu olarak kullanılır.

ORGANAYZIR: (i) - (fr.) - Orgazm olmak. [sözcük isim ama açıklaması fiil!]

ORGANİZE OLMAK: (d) - (yun. - türk. f.) - Orgazm olmak.

ORGANİZMA OLMAK: (d) - (yun. - türk. f.) - Orgazm olmak.

ORGAZM OLMAK: (d) - (yun. - türk. f.) - Cinsel ilişki dışında, bir konudan çok zevk alındığını anlatmak için söylenir. "Ay öyle güzel bir filmdi ki valla orgazm oldum!"

ORGAZMINA BAKMAK: (d) - Kendi zevkinden başka bir şeyle ilgilenmemek.

ORMAN ÇİFTLİGİ: (d) - Ağda zamanı geldiği halde aldırılmayan kıllar.

ORMANA SARMAK: (d) - Ağda zamanı geldiği halde kıllarını aldırmamak.

ORMAN GÜLÜ: (d) - Kaba saba ve hödük kimse.

ORMANLAR KRALİÇESİ: (d) - Ağda zamanı geldiği halde kıllarını aldırmayan kadın.

ORMANTİK: (i) ve (s) - (fr.) - (o.k) - Romantik ve duygusal şeyler için söylenir.

OROSPU DÜMBELEĞİ: (d) - (o.k) - Aşağılık ve adi kimse.

OROSPU DÜMENİ KULLANMAK: (d) - (o.k) - Bir kimseyi cazibeyle, hileyle, düzenle aldatmak. "Karısı öyle fettan bir kadındı ki, orospu dümeniyle adamı avcuunun içinde tutuyordu."

OROSPUYA DİKİŞ ÖĞRETMEK: (d) - Tecrübeli kişiye akıl vermek. "Tereciye tere satmak". Buradaki dikiş,"sikiş" sözcüğüyle ses uyumu nedeniyle kullanılır.

ORTA BACAK: (d) - (o.k) - Erkeklik organı, penis.

ORTA KAT DOLU MU BOŞ MU: (d) - Hamilelik. "Hamile misin?"demek için kullanılır.

ORTA KAT KİRADA: (d) - Hamile olunduğunu anlatmak için söylenir.

ORTA PARMAĞINI TUTTURMAMAK: (d) - Bir kadının hiçbir erkekle flört etmediğini anlatmak için alay yollu olarak kullanılır. Çekingen, utangaç olan kişileri tanımlamak için söylenir.

ORTA TAŞAĞIN TOHUMU: (d) - Kendini çok beğenen ve önemseyen kimselerle alay etmek için söylenir. "Hadi lan gören de seni orta taşağın tohumu sanır be!"

ORTA YAPMAK: (d) - (o.k) - Bir kimseye davetkar biçimde bakmak, pas vermek.

ORTA YAPRAK: (d) - Külot.

ORTADA KUYU VAR YANDAN GEÇ: (d) - Kadın cinsel organı, vajina.

ORTADA SIÇAN: (d) - Erkeklik organı, penis. "Herif galeyana geldi. Bir de baktık ortada sıçan başını dikmiş, oynamaya başlamış."

ORTAGÖZ: (i) - Erkeklik organı, penis.

ORTAYA BALGAM ATMAK: (d) - (o.k) - İlişkiyi ve ortamı bozacak söz söylemek.

ORYANTAL: (i) - (fr.) - (o.k) - Dönek ve güvenilmez kimse.

OSKURDAN BÖCÜĞÜ: (d) - Sinir bozucu ve can sıkıcı kimse.

OSTAŞKOF: (d) - Kart erkek.

OSTROGOT: (i) - Kalçalar, kıç, göt.

OSURACAK HALİ KALMAMAK: (d) - Çok yorulmak. & Çok yaşlanmak. "Aman herifi bir görsen osuracak hali kalmamış hala karı kız peşinde koşuyor."

OSURAKLI GÖTE FASULYE BAHANE: (d) - Bir kimsenin yapacağı şeyler ve kötü davranışları için bahane bulmasının kolay olduğunu anlatmak için söylenir. & Bir kişiden zaten beklenen bir davranışı anlatmak için söylenir.

OSURAN MİNDERE OTURMAK: (d) - Ağzı sıkı olmayan birine sırların söylenmesi. "Hadi lan sen de osuran mindere oturmadan önce düşünseydin."

OSURANLA BUYURAN USANMAZ: (d) - Sürekli emir verenlerle alay etmek için kullanılır.

OSURDUN SIÇTIN HARAÇLA MI: (d) - (o.k) - Her yaptığına karışılan kimseler tarafından söylenir. "Amaan burası da amma disiplinli yer. Osurdun sıçtın haraçla mı burada."

OSURUĞU CİNLİ: (d) - Şanslı.

OSURUĞUM BURNUNA: (d) - Bir kimseyi kovmak, def etmek için söylenir.

OSURUK BALONU: (d) - Yalan, palavra.

OSURUK OTU: (d) - Gereksiz şey, kişi.

OSURUK SAYMAK: (d) - Boş boş oturmak. Tembellik etmek.

OSURUKLA KARGA KOVMAK: (d) - (o.k) - Yetersiz araçla bir şey yapmaya kalkışmak.

OSURUKTAN OĞLUN OLSUN: (d) - Her şeye"olsun"diyenlerle alay etmek için kullanılır.

OSURUKTAN TEYYARE SELAM VERDİM O YARE: (d) - (o.k) - Lüzumsuz ve anlamsız bulunan şeylerle alay etmek için kullanılır.

OT KAFA: (d) - (o.k) - Aptal, salak, bön.

OT KÖKÜ TAVŞAN BOKU: (d) - (o.k) - Değersiz ve lüzumsuz şey ya da kimse.

OTA BOKA BULAŞMAMAK: (d) - (o.k) - Hiç bir şeye karışmayan kimselerle alay etmek için söylenir. "Sen böylesin işte, ota aboka bulaşmazsın sonra da ama beni niye kimse düşünmüyor diye hayıflanırsın!"

OTOMATİK PİLOT: (d) - (ing. - ing.) - Vibratör.

OTSU: (i) ve (s) - (o.k) - Aptal, bön kişi.

OTUZALTI MUMU: (d) - Erkek eşcinsel.

OVERLOK: (i) - (fr.) - Kızlık zarı diktirmek.

OYALAMA BOYALAMA: (d) - Bir kimseyi ne tam reddetmek ne de tam kabul etmek. Oyalamak. "Ablam başladı oyalama boyalama işlerine."

OYALAMA TAKTİĞİ: (d) - Bir kimseyi reddetmeden bekletmek.

OYNAR BAŞLIKLAR: (d) - Dizler.

OYUK: (i) - Vajina, dişilik organı.

OYUN BOZAN GÖTÜ BORAZAN: (d) - (o.k) - İşleri karıştıran, birden fikir değiştiren kimselerle alay etmek için söylenir.




<<    A B C Ç D E F G H I İ J K L M N Ö P R S Ş T U Ü V Y Z    >>