Make your own free website on Tripod.com

 

 


<<    A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S T U Ü V Y Z    >>

 

Ş

 

ŞABANİYE: (i) - Aptal ve bön kadın.

ŞAHAKULADE: (d) - Mükemmel. Güzel bir şey karşısında abartarak söylenir. "Ay bir köfte dökmüşüm, şahakulade."

ŞAHANE: (i) - Dişilik organı, vajina.

ŞAHTI ŞAHBAZ OLDU: (d) - (o.k) - Bir kimsenin zaten kötüyken daha da kötü olduğunu anlatmak için söylenir.

ŞAKADA ŞUKADA: (d) - (ono) - Ara vermeden sürekli yinelenen şeyler için söylenir. "Ay onlar da giriştiler börek açmaya. Şakada şukada, beş tepsi açtılar."

ŞAKIR ŞAKIR DURUMLARI: (d) - Kadınların aylık kanaması, regl.

ŞAKİRE DUDU: (d) - Dişilik organı, vajina.

ŞALGAM CÜCÜĞÜ: (d) - (fars. - türk.) - Aptalın aptalı, pek bön, çok salak.

ŞAMALAK: (i) ve (s) - (ono) - Aptal ve bön kimse.

ŞAMAMA: (i) - (o.k) - Ufak tefek ve sevimli kimse.

ŞAMBABA: (i) - Çocuğunu çoluğunu düşünmeyen, sorumluluklarını yerine getirmeyen baba.

ŞANSAL YENGE: (d) - (fr. - türk.) - Çok şanslı kadın. Böyle kişiler için alay yollu olarak söylenir. "Kız Nezahat, seninki de tam şansal yenge durumları."

ŞANZIMAN DAĞILMAK: (d) - (fr. - türk. f.) - Yüzünde sivilce çıkmak.

ŞARJ ETMEK: (d) - (fr. - türk. f.) - (o.k) - Bir konuda güç toplamak. & Bir şeyi anlamaya çalışmak.

ŞARJI BİTMEK: (d) - (o.k) - Bir kimsenin gücünün kalmaması.& Artık istememek.

ŞALTER İNDİRMEK: (d) - (o.k) - Durmak, düşünemez olmak, dinlenmek. & İşi bırakmak. "Bende o an şalter inmiş. Ne bir şey diyebiliyorum ne yapabiliyorum."

ŞARTLAMAK (ŞURTLAMAK): (f) - Evi veya bir şeyi çok temizlemek. & Bir temizlediği yeri, yeniden temizlemek.

ŞAŞ KALMAK: (d) - Çok şaşırmak.

ŞAŞTIM AŞI: (d) - Malzemesi ve yapılış biçimi belli olmayan çabucak yapılan yemek.

ŞEBEKE: (i) - (ar.) - Aile, sülale.

ŞEHİR BANYOSU: (d) - Genelev.

ŞEHVET KASI: (d) - Erkeklik organı, penis.

ŞEKER EZMEK: (d) - Cinsel ilişki kurmak.

ŞEKİLLİ: (i) ve (s) - (o.k) - Süslü püslü, afili. & Davranışları ve konuşmaları çok kibarca olan kimseler için alay yollu olarak kullanılır.

ŞEKİLSİZ: (i) ve (s) - (o.k) - Şişman ve çirkin kimse.

ŞEKLİ BÖYLE OLMAK: (d) - (o.k) - "Huyum bu", "Beni böyle kabul et" anlamlarında kullanılır. "Tamam be fazla uzatma. Benim şeklim böyle."

ŞEKOŞ: (d) - "Şekerim"anlamında senli benli konuşmalarda kullanılır.

ŞEN KASAP: (d) - Acımasız, vicdansız, zalim ama esprili kimse.

ŞENLİK GÖRMEMİŞ: (d) - (o.k) - Görgüsüz ve terbiyesi kıt kimse. Böyle kimselerle alay etmek için söylenir.

ŞENTAKAR: (d) - Kadınlarla cinsel ilişkiden başka şey düşünmeyen erkekler.

ŞEREF SAYISI: (d) - İlk kez cinsel ilişkide bulunmak.

ŞERRİNE NENNİ: (d) - Çok atak, fettan ve belalı kişiler için söylenir. "Ayy sen Makbule’den sakın kardeş. Şerrine nenni!"

ŞETTİRMEK: (d) - Cinsel ilişki kurmak. & Yapmak, etmek.

ŞEYİ KALKAR: (d) - Bir kimsenin heveslenmesi. & Bir kimsenin kendine güvenerek ortaya çıkması.

ŞEYİ ŞİŞMEK: (d) - Erkeğin bir şeye ya da kimseye karşı çok istek duyması.

ŞEYTAN ÇARPMIŞ KEÇİ YAVRUSU GİBİ TİTREMEK: (d) - Çok korkmak.

ŞEYTAN KULAĞI: (d) - Vajina, dişilik organı.

ŞEYTAN SİDİĞİ: (d) - Bira.

ŞEYTANA KIÇ ATMAK: (d) - (o.k) - Hilebazlık ve çekiciliğini kullanarak düzenler kurmak. "Sakın güvenme. O karı var ya o karı, şeytana kıç atar."

ŞEYTANI GÜRBÜZ OLMAK: (d) - (o.k) - Çok şanslı kimse. & Bir kimseye şans dilemek için söylenir. "Hadi bakalım şeytanın gürbüz olsun."

ŞEYTANIN ALT ÇENESİ: (d) - Çok bilmiş çocuk.

ŞEYTANIN GÖTÜNE ANAHTAR UYDURMAK: (d) - Her sorunu çözebilmek. Her tür beceriye sahip olmak. "Bak ben sana diyim, o çok beceeriklidir. Şeytanın götüne anahtar uydurur."

ŞEYTANIN KIÇ BACAĞI: (d) - Çok bilmiş çocuk.

ŞINAV ÇEKMEK: (d) - Erkeğin kendini tatmin etmesi. Mastürbasyon.

ŞIRA: (i) - (fars.) - Ersuyu, meni, sperm.

ŞİKASU: (i) - "Şıllık, kaltak ve orospu"sözcükleri karıştırılarak yapılmış bir aşağılama sözü.

ŞİRİNLİK MUSKASI: (d) - Bir kişinin her koşulda sevimli olmayı bildiğini anlatmak için söylenir.

ŞİRZAT: (i) - Sevimli ama güvenilmez erkek.

ŞİŞE ÇEKMEK: (d) - Yapay erkeklik organıyla cinsel doyuma ulaşmak. Vibratör kullanmak.

ŞİŞİRMEK: (f) - (o.k) - Bir kimseye dalkavukluk yapmak. Gerçek olmayan özellikleriyle övünmesini sağlamak.

ŞİŞİRTMEK: (f) - Kadının doğum kontrol yöntemlerini kullanmayıp hamile kalması. "Ona bin kere söyledim, kendini şişirtme dedim."

ŞORUKLU: (i) - Cinsel ilişkiye hazır ve istekli kimse. "Kız öyle şoruklu, bekliyor."

ŞÖHRETLİ: (i) ve (s) - Orospu. Fahişe.

ŞÖYLE BÖYLE: (d) - Bir kimsenin cinsel açıdan hemcinslerine ilgi duyduğunu, eşcinsel olduğunu ima etmek için kullanılır. "Senin için şöyle böyle diyorlar."

ŞUGAR : (i) ve (s.) - (çing.) - Yakışıklı ve güzel delikanlı. "Ali de epey şugar çocuk hani."

ŞUGARİYET: (i) - (çing. - türk. e yanlış, arap. e. olmalı) - Güzel giysi ya da takılar için söylenir.

ŞURRUP: (i) - (ar.) - Ersuyu, sperm, meni.

ŞUT: (i) - (ing.) - (o.k) - Bir kimseyle arkadaşlığını ve ilişkisini bitirmek. & Birisini terk etmek, kovmak.

 


<<    A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S T U Ü V Y Z    >>