<< A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S T U Ü V Y Z >>
Ş
ŞABANİYE: (i) - Aptal ve bön kadın.
ŞAHAKULADE: (d) - Mükemmel. Güzel bir şey karşısında abartarak söylenir. "Ay bir köfte dökmüşüm, şahakulade."
ŞAHANE: (i) - Dişilik organı, vajina.
ŞAHTI ŞAHBAZ OLDU: (d) - (o.k) - Bir kimsenin zaten kötüyken daha da kötü olduğunu anlatmak için söylenir.
ŞAKADA ŞUKADA: (d) - (ono) - Ara vermeden sürekli yinelenen şeyler için söylenir. "Ay onlar da giriştiler börek açmaya. Şakada şukada, beş tepsi açtılar."
ŞAKIR ŞAKIR DURUMLARI: (d) - Kadınların aylık kanaması, regl.
ŞAKİRE DUDU: (d) - Dişilik organı, vajina.
ŞALGAM CÜCÜĞÜ: (d) - (fars. - türk.) - Aptalın aptalı, pek bön, çok salak.
ŞAMALAK: (i) ve (s) - (ono) - Aptal ve bön kimse.
ŞAMAMA: (i) - (o.k) - Ufak tefek ve sevimli kimse.
ŞAMBABA: (i) - Çocuğunu çoluğunu düşünmeyen, sorumluluklarını yerine getirmeyen baba.
ŞANSAL YENGE: (d) - (fr. - türk.) - Çok şanslı kadın. Böyle kişiler için alay yollu olarak söylenir. "Kız Nezahat, seninki de tam şansal yenge durumları."
ŞANZIMAN DAĞILMAK: (d) - (fr. - türk. f.) - Yüzünde sivilce çıkmak.
ŞARJ ETMEK: (d) - (fr. - türk. f.) - (o.k) - Bir konuda güç toplamak. & Bir şeyi anlamaya çalışmak.
ŞARJI BİTMEK: (d) - (o.k) - Bir kimsenin gücünün kalmaması.& Artık istememek.
ŞALTER İNDİRMEK: (d) - (o.k) - Durmak, düşünemez olmak, dinlenmek. & İşi bırakmak. "Bende o an şalter inmiş. Ne bir şey diyebiliyorum ne yapabiliyorum."
ŞARTLAMAK (ŞURTLAMAK): (f) - Evi veya bir şeyi çok temizlemek. & Bir temizlediği yeri, yeniden temizlemek.
ŞAŞ KALMAK: (d) - Çok şaşırmak.
ŞAŞTIM AŞI: (d) - Malzemesi ve yapılış biçimi belli olmayan çabucak yapılan yemek.
ŞEBEKE: (i) - (ar.) - Aile, sülale.
ŞEHİR BANYOSU: (d) - Genelev.
ŞEHVET KASI: (d) - Erkeklik organı, penis.
ŞEKER EZMEK: (d) - Cinsel ilişki kurmak.
ŞEKİLLİ: (i) ve (s) - (o.k) - Süslü püslü, afili. & Davranışları ve konuşmaları çok kibarca olan kimseler için alay yollu olarak kullanılır.
ŞEKİLSİZ: (i) ve (s) - (o.k) - Şişman ve çirkin kimse.
ŞEKLİ BÖYLE OLMAK: (d) - (o.k) - "Huyum bu", "Beni böyle kabul et" anlamlarında kullanılır. "Tamam be fazla uzatma. Benim şeklim böyle."
ŞEKOŞ: (d) - "Şekerim"anlamında senli benli konuşmalarda kullanılır.
ŞEN KASAP: (d) - Acımasız, vicdansız, zalim ama esprili kimse.
ŞENLİK GÖRMEMİŞ: (d) - (o.k) - Görgüsüz ve terbiyesi kıt kimse. Böyle kimselerle alay etmek için söylenir.
ŞENTAKAR: (d) - Kadınlarla cinsel ilişkiden başka şey düşünmeyen erkekler.
ŞEREF SAYISI: (d) - İlk kez cinsel ilişkide bulunmak.
ŞERRİNE NENNİ: (d) - Çok atak, fettan ve belalı kişiler için söylenir. "Ayy sen Makbule’den sakın kardeş. Şerrine nenni!"
ŞETTİRMEK: (d) - Cinsel ilişki kurmak. & Yapmak, etmek.
ŞEYİ KALKAR: (d) - Bir kimsenin heveslenmesi. & Bir kimsenin kendine güvenerek ortaya çıkması.
ŞEYİ ŞİŞMEK: (d) - Erkeğin bir şeye ya da kimseye karşı çok istek duyması.
ŞEYTAN ÇARPMIŞ KEÇİ YAVRUSU GİBİ TİTREMEK: (d) - Çok korkmak.
ŞEYTAN KULAĞI: (d) - Vajina, dişilik organı.
ŞEYTAN SİDİĞİ: (d) - Bira.
ŞEYTANA KIÇ ATMAK: (d) - (o.k) - Hilebazlık ve çekiciliğini kullanarak düzenler kurmak. "Sakın güvenme. O karı var ya o karı, şeytana kıç atar."
ŞEYTANI GÜRBÜZ OLMAK: (d) - (o.k) - Çok şanslı kimse. & Bir kimseye şans dilemek için söylenir. "Hadi bakalım şeytanın gürbüz olsun."
ŞEYTANIN ALT ÇENESİ: (d) - Çok bilmiş çocuk.
ŞEYTANIN GÖTÜNE ANAHTAR UYDURMAK: (d) - Her sorunu çözebilmek. Her tür beceriye sahip olmak. "Bak ben sana diyim, o çok beceeriklidir. Şeytanın götüne anahtar uydurur."
ŞEYTANIN KIÇ BACAĞI: (d) - Çok bilmiş çocuk.
ŞINAV ÇEKMEK: (d) - Erkeğin kendini tatmin etmesi. Mastürbasyon.
ŞIRA: (i) - (fars.) - Ersuyu, meni, sperm.
ŞİKASU: (i) - "Şıllık, kaltak ve orospu"sözcükleri karıştırılarak yapılmış bir aşağılama sözü.
ŞİRİNLİK MUSKASI: (d) - Bir kişinin her koşulda sevimli olmayı bildiğini anlatmak için söylenir.
ŞİRZAT: (i) - Sevimli ama güvenilmez erkek.
ŞİŞE ÇEKMEK: (d) - Yapay erkeklik organıyla cinsel doyuma ulaşmak. Vibratör kullanmak.
ŞİŞİRMEK: (f) - (o.k) - Bir kimseye dalkavukluk yapmak. Gerçek olmayan özellikleriyle övünmesini sağlamak.
ŞİŞİRTMEK: (f) - Kadının doğum kontrol yöntemlerini kullanmayıp hamile kalması. "Ona bin kere söyledim, kendini şişirtme dedim."
ŞORUKLU: (i) - Cinsel ilişkiye hazır ve istekli kimse. "Kız öyle şoruklu, bekliyor."
ŞÖHRETLİ: (i) ve (s) - Orospu. Fahişe.
ŞÖYLE BÖYLE: (d) - Bir kimsenin cinsel açıdan hemcinslerine ilgi duyduğunu, eşcinsel olduğunu ima etmek için kullanılır. "Senin için şöyle böyle diyorlar."
ŞUGAR : (i) ve (s.) - (çing.) - Yakışıklı ve güzel delikanlı. "Ali de epey şugar çocuk hani."
ŞUGARİYET: (i) - (çing. - türk. e yanlış, arap. e. olmalı) - Güzel giysi ya da takılar için söylenir.
ŞURRUP: (i) - (ar.) - Ersuyu, sperm, meni.
ŞUT: (i) - (ing.) - (o.k) - Bir kimseyle arkadaşlığını ve ilişkisini bitirmek. & Birisini terk etmek, kovmak.
<< A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S T U Ü V Y Z >>