Make your own free website on Tripod.com

 

 


<<    A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T Ü V Y Z    >>

 

U

 

UCUNDAN ACIK: (d) - (o.k) - Cinsel açıdan bir kez olsun ilişki kurmak istemek. & Erkek çocukların sünnet edilmesi.

UCUNDAN TATTIRMAK: (d) - Cinsel açıdan pek çok şey vaat edip çok azını vermek. "Ulan sen de amma adammışsın be, kızı heveslendirdin heveslendirdin sonra da iş yatağa gelince kıçını döndün. Ucundan tattır bari!"

UÇANA KAÇANA: (d) - Önüne gelen herkesle cinsel ilişki kurmak isteyen erkeklerle alay etmek için kullanılır.

UÇUK ÇIKARMAK: (d) - Birkaç aylık hamile olmak. Hamileliğin ilk ayları. & Bir şeyden çok korkmak, ürkmek. "Ahsen iki aylık uçuk çıkarmış."

UÇUK DÖKMEK: (d) - Bir şeyden çok korkmak, ürkmek.

UÇUK TAKILMAK: (d) - (o.k) - Mantık dışı ve çılgınca işler yapmak.

UÇURMAK: (f) - (o.k) - Kısa bir süre için bir şeyi saklamak ya da ortadan kaldırmak. & Bir kimseyi defterinden silmek, unutmak.

UF OLMAK: (d) - Yaralanmak. & Bir nedenle kalbi kırılmak. & Aşık olmak.

UFARAKTAN TEFEREKTEN: (d) - Küçük ve sevimli şeyler için söylenir.

UGANDA GENERALİ: (d) - Mevki sahibi ama kaba saba kişi.

UKALA DÜMBELEĞİ: (d) - (o.k) - Ukalalık eden ya da bu gibi kimselere yalakalık yapan kimse.

UKUKU: (i) ve (d) aha işte bu ne şimdi! - (romen) - Vajina, dişilik organı. &"Vay be!"anlamında da kullanılır. "Herifi bi görsen dans edişini bir seyretsen sen de ukuku dersin."

UM UM GERİ YUM: (d) - Bir konuda ümitlerin boşa çıktığını anlatmak için söylenir. "Bizimki de iş mi. Um um geri yum."

UMA UMA DÖNDÜK MUMA: (d) - Umutları gerçekleşmeyen kimseler tarafından isyan yollu söylenir.

UMRUMUN UCU (TEKİ): (d) - "Bana ne", "beni ilgilendirmez" anlamında kullanılır. "Hadi be sen de umrumun ucu!"

UMSULUK OLMAK: (d) - Bir konuda çok ümitlenip umduğunu bulamamak.

UMSUNMAK: (f) - Bir yarar beklemek. "Hediye Kadir’den çok umsundu ama olmadı."

UMUCUK: (i) ve (s) - Ümit etmekten bıkmayan kimse.

UMUMİ HELAYA DÖNMEK: (d) - Önüne gelen erkekle cinsel ilişki kurmak.

USKUMRU: (i) - (yun.) - Kadınların sırtından geçinen erkek. Jigolo.

UT DUT: (d) - Mahrem, erojen bölgeler. "Karıyı bir görsen ut dut meydanda."

UTANMA PAZARI: (d) - Bir kimsenin utandığı için bazı şeyleri yapamadığını ya da yapamayacağını belirtmek için söylenir. "Tabii o kadarını da yapamazsın, utanma pazarı!"

UVERTÜR ŞARKICI: (d) - Boş konuşan, geveze kimse. & Gereksiz ve çok süslü kimse.

UYARCA: (i) - Başkalarının peşine takılan, onlar ne yaparsa onu yapıp, onlar nereye giderse oraya giden kimse. Aşırı uyumlu.

UYDUMCUK: (i) - Kolay etki altında kalan kimse. "Sen de hemen uydumcuk olmasaydın şekerim."

UYDURELLEZİ ETMEK: (d) - (o.k) - Bir şeyi zorla bir başkasına kabul ettirmek. & Uyduruk şey.

UYDURUK KAYDIRIK: (d) - (o.k) - Kötü, değersiz ve önemsiz şeyler için alay yollu olarak kullanılır. & Düzgün ve gerektiği gibi olmayan şeyler için söylenir.

UYGULAMAYA GEÇMEK: (d) - Flört devresini bitirip cinsel ilişkiye girmek.

UYUYAN DAMARLARI UYANMAK: (d) - Cinsel açıdan yoğun biçimde uyarılmak. & İyi, hoş ve üstün bir şey ya da kimseden çok etkilenmek.

UYUZ AMCIK ÇİÇEĞİ: (d) - Sevimsiz kimse.

UZATMALI YARİM: (d) - Uzun süren nişanlılık ya da flörtlerde kullanılır.

UZUN ATLAMA YAPMAK: (d) - (o.k) - Yakalanmamak için hızlı koşmak. & Yalan söylemek. "Baktım Hakan uzun atlama yapıyor, ulan ben adama göz göre göre atlatır mıyım. Bir çelme! Bütün foyalarını ortaya döktüm."

UZUN KULAKTAN HABER ALMAK: (d) - Bir dedikoduyu öğrenmek.

 

 


<<    A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T Ü V Y Z    >>