Make your own free website on Tripod.com

 

 


<<    A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y

 

Z

 

ZAMBAK: (i) - Zampara, çapkın erkek. "Senin zambak yanaklarıma yazılmaya başladı. Ulan herifin ahı gitmiş vahı kalmış hala çıtır peşinde."

ZAMÇÜK: (i) - Zampara, çapkın erkek.

ZAMKİNİ ZİMKİNOS: (d) - Adının söylenmesi zor, karmaşık nesne ya da kişiler için söylenir.

ZAMKLAMAK: (f) - Islak öpüşmek, öpmek.

ZANGIR: (i) - Erkeklik organı, penis.

ZAPLAMAK: (f) - (ing.- türk.e) - Barda değişik erkeklerle bakışmak. Kesişmek & Bir kimseyi kovmak, def etmek, baştan savmak.

ZAPPİK: (i) - (ing.- türk.-e.) - Tv'nin uzaktan kumanda aracını elinden bırakmayan, zaping meraklısı erkek.

ZAPTIRMAK: (f) - (ing.- türk.e) - (o.k) - Bir ilişkiyi ya da bir işin yönünü değiştirmek, baştan savmak, sona erdirmek. "Ben de tamam dedim ve Erhan'ı hemen zaptırıverdim."

ZAR TUTMAK: (d) - Pantolonunun ceplerinden erkeğin cinsel organı ile oynaması.

ZARDANA: (i) ve (s) - Aptal ve kaba saba erkek.

ZARDAŞŞAĞI: (i) - Çok büyük erkeklik organı, penis.

ZARTALAK: (i) - Kaba ve çirkin ama kendini beğenmiş kimse.

ZARTALAKLI: (i) ve (s) - Kendini beğenmiş. "Zartalaklımda bir hava bir hava gören de sadrazamın sol taşşağından düşmüş sanır."

ZARTAYI ÇEKMEK: (d) - (o.k) - Ölmek.

ZAZON: (i) - (fr) - Züppe ve kendini beğenmiş kişi.

ZEHİR HAFİYE: (d) - (o.k) - Meraklı ve dedikoducu kimse.

ZEKLENMEK: (f) - Alay etmek. Bir kişiyi gırgıra almak. "Sen de oturup beni öyle zeklenme. Aç da götünü zeklen!"

ZEMBEREK: (i) - (o.k) - Etiket. & Bir kişinin statüsü.

ZEMBİL: (i) - Kıç, kalçalar, göt.

ZEMZEM KUYUSUNA SIÇMAK: (d) - (o.k) - Hiç olmayacak ve başkalarının nefretini çekecek bir iş yapmak.

ZENGİN GÖTÜ GİBİ ÖTMEK: (d) - (o.k) - İleri geri konuşmak, yüksekten atıp büyüklenmek.

ZERZEVATLARI SUYA BASTIRMAK: (d) - Kadınların patlıcan, havuç gibi malzemelerle mastürbasyon yapması. & Cinsel ilişkide bulunmak. "Ben de pörsümeden zerzevatları suya bastırayım dedim ve elbisemi çıkarttım."

ZEVK MENDİLİ: (d) - Dantelli, seksi külot. Don.

ZEVKE GELMEK: (d) - (o.k) - Cinsel açıdan iştahlanmak. & Bir durum ya da olaya kendisini kaptırmak. & Bir şeye hırsla asılmak. & Aldanmak, kanmak, özellikle abartılı övgülere kanmak.

ZEVKTEN DİK ÜÇGEN: (d) - Çok sevinip, kasılmak.

ZEVZEK: (i) - Sigara. "Zevzek ağzında gek gek gerinmiyor mu allah tut saçından sürükle diyor."

ZEYTİNYAĞI: (i) - (o.k) - Her konuda haklı olduğunu iddia eden, her durumda üste çıkmaya çalışan kimse. "Sen de amma zeytinyağıymışsın be, biraz da ben hatalıyım desen sikin mi düşer."

ZIKIRTI: (i) - (o.k) - Kargaşalık, kavga, arbede çıkması. "Durup dururken zıkırtı çıkarttı."

ZIMBAYI BASMAK: (d) - Evlenmek.

ZIMPARA: (i) ve (s) - (o.k) - Kötü söz, hakaret, küfür.

ZIPZIP: (i) - (ono) - (o.k) - Yerinde duramayan, çok hareketli kimse. Hiperaktif insan.

ZIR: (d) - Bir kimsenin herkes tarafından bilinen ve dedikodu olarak anlatılan özel hikayesi, sırrı.

ZİFİRAJ: (i) ve (s) - Olup olmamasının bir önemi olmadığı şey ya da durumlar için alay yollu olarak söylenir. "Nasıl, durumlar zifiraj."

ZİHİN BOŞALTMAK: (d) - İşemek ya da sıçmak.

ZİL TAKIP OYNAMAK: (d) - Bir şeye ya da bir duruma çok sevinmek, sevincinden yerinde duramaz olmak.

ZİLLİ: (i) ve (s) - Gürültücü, edepsiz, şirret kadın.

ZİLSİZ OYNAMAK: (d) - Bir şeye çok sevinmek.

ZİNGİRDEK: (s) - Yaygaracı, gürültücü. "Zingirdek karı bir an susmadı."

ZİTTİRİT: (d) - "Defol, git"anlamında söylenir.

ZİZİ: (i) - (fr) - Erkeklik organı, penis.

ZOBUDUK: (i) - Tombul ve yapılı insan.

ZOMBİ: (i) - (o.k) - Çirkin ve korkunç görünümlü kimse.

ZOPTİK: (i) - Hoppa, aklı bir karış havada genç kız.

ZOR ZENAAT: (d) - Orospuluk ya da jigololuk.

ZORBATIR: (d) - Ereksiyona geçmekte zorlanan erkek.

ZORTLAMAK: (f) - (o.k) - Bir şeyden çok korkmak ve ürkmek. "Aniden şam şeytanı gibi karşıma çıkanca ben bir zortladım, göreceksin."

ZOTTİRİK: (i) - (ono) - Ne zaman ne yapacağı belli olmayan kimse. Çılgın.

ZOTZOT: (i) - (ono) - Kaba saba, incelikten nasibini almamış erkek.

ZÖMÇENE: (i) - Ne dediğini bilmeden konuşan, patavatsız kimse.

ZUHURAT BABA: (d) - Her konuda bilgili olduğunu sanan, dediğim dedik yaşlı erkek.

ZUMLAMAK: (f) - (ing. - türk. - f) - (o.k) - Bir şeye çok dikkatli bakmak. Dikkat kesilmek.

ZURNACININ KARŞISINDA LİMON EZMEK: (d) - (o.k) - Bir kimsenin inadına olmayacak bir iş yapmak. Bir kimseyi sinir edecek bir davranışta bulunmak.

ZURNAYI KIRMAK: (d) - (fars. - türk. - f.) - Erkeklik organının zarar görmesi.

ZUZUK: (i) - Erkeklik organı, penis.

ZÜBÜLDÜK: (i) - (ono) - Aptal, saf ve enayi kimse. "Hadi ordan zübüldük bir de seninle mi uğraşacağım."

ZÜĞÜRT BİTİ: (d) - (o.k) - Bozuk para. Az miktarda para. "Cebinde züğürt biti kalmamış hala onu da almak, bunu da almak peşinde."

ZÜRAFA: (i)- (ar.) - Kadın eşcinsel. Lezbiyen.



<<    A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y